''Bana göre mutlak sevgi, netlik ve miktar itibariyle farklı pek çok sevgiyi barındıran bir duygu. Bunun en yüksek derecesi ''kulluk''tur ki insandan Allah'a veya âşıktan maşuka doğru bir ilerleyişi tanımlar. Allah'ı sevmek veya O'nun sevdiklerini sevmek gibi... Nitekim bazı âşıklar maşuk ile birlikte onun sevdiklerini de severler. Burada elbette sevgiye şirk bulaşmaması, sevgiliye ortak düşünülmemesi gerekir. Bunun için sevenlere, boyun eğmek, önünde eğilmek, onu yüceltip ululamak ve bunların kesin sonucu olarak tam bir itaat ve samimiyet göstermek gibi yükümlülükler getirilmiştir. Ta ki sevgili, sevenlerine lütuf ve ve kerem ile muamele etsin. Nitekim Allah'ın kullarından beklediğini sultanlar da tebaalarından sırf bu sebeple bekliyorlar. Sevginin içinde lütuf ve kerem elbette yer alıyordu ama tamamı, lütuf ve keremden ibaret değildi.''