gülnihal

gülnihal
@melomaniac
kendim(c)e dusunceler
"Kötü biri olamamak bir yana, herhangi bir şey olmayı da beceremedim: Ne kötü ne iyi, ne alçak ne namuslu, ne kahraman ne de haşerenin biriyim. Şimdi bir yandan köşemde pinekliyor, bir yandan da acı, faydasız bir teselliyle avunuyorum: Zeki insanlar asla bir baltaya sap olamaz, olanlar yalnızca aptallardır."
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Her yuvayı koruyan bir Tanrı'ya inanmaktan daha keyif veren ne olabilir!"
" Şunu duyacaksınız Nastyenka (sanırım size Nastyenka demekten hiç yorulmayacağım), o köşelerde hayalperest denen tuhaf insanlar yaşar. Hayalperest -daha ayrıntılı bir açıklama gerekirse- insan değildir de, nasıl diyelim, bir ara türdür. Zamanının büyük bölümünü gözden uzak bir köşeye çöreklenmiş olarak geçirir, sanki gün ışığından bile saklanır ve bir kere bu köşeye çekildiğinde, oraya iyice kıvrılır kalır, tıpkı bir salyangoz gibi; aslında bu açıdan hem ev hem hayvan olan o ilginç yaratığa, kaplumbağaya daha çok benzer. Neredeyse hep yeşile boyalı, isli, kederli ve sigara dumanına boğulmuş dört duvarını neden bu kadar sever sanıyorsunuz? Pek nadir tanıdıklarından biri (ki, sonunda tanıdıklarını da tümden yitirmesi işten değildir) bu gülünç adamı ziyarete geldiğinde, neden arkadaşını yüzünde telaşlı, utanmış ve ne yapacağını bilmez bir ifadeyle, sanki az önce o dört duvar arasında bir suç işlemiş, sanki sahte belgeler imal etmiş, ya da bir dergiye imzasız bir mektupla üç beş dize gönderirken şairin öldüğünü, ama dostu olarak dizelerini yayımlamayı bir borç bildiğini yazmış gibi bir ifadeyle karşılar? Söyleyin bana Nastyenka, neden bu iki arkadaşın sohbeti bir türlü yürümez? Neden başka zaman kahkahalarla gülmeyi, pervasız lafları, cinsilatiften ya da başka eğlenceli konulardan konuşmayı pek seven bu ani konuğun, bu şaşkın arkadaşın ağzından bir kahkaha, ya da yaşam dolu bir sözcük duyulmaz? Peki neden kuşkusuz yeni tanışılmış ve daha ilk ziyaretini yapan-ikinci ziyaret falan olmayacak, tanıdık bir daha gelmeyecektir elbette- bu tanıdık allak bullak olur, (eğer varsa) bütün keskin zekâsına rağmen ev sahibinin altüst olmuş yüzüne bakakalır; beriki de artık iyice çaresiz kalmış, sohbeti doğrultmak, biraz renklendirebilmek, kendisinin de incelikler bildiğini göstermek,
Sayfa 18·Kitabı okudu
Tanrım! Bir anlık mutluluk! Koskoca ömürde az şey mi?..
Sayfa 62 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu