"Yalnız ölürüm diye korkmuyor musun?"
Durdu, cevabını düşündü.
"Ölümü hiç aklıma getirmem ben. Yaşam dururken ölüm bokumu yesin affedersin. Hem insan yanında ölmek için birini arıyorsa bayağı yanlış yerde bence. Ben ölürüm kendi kendime. Kimseye zahmet vermem. Gelir, bulursunuz. Koyarsınız bir mezara. O saatten sonrası benim işim değil, top sizde.
Yokluğumun derdi, sizin derdiniz."
"Ben çok korkuyorum yalnız ölmekten."
"O zaman aç kapını. Kendini, kalbini kemirmekten vazgeç.
Öyle tıkalı lavabo gibi oturma. İzin ver, içeri hayat girsin önce. Arkasından gelir güzel güzel misafirlerin. Bir tanesi elbet yatıya da kalır."