Bu acı şiire sığmaz
Bir adamın ellerini bırakması ile başlar
Buz gibi bakışlarıyla kadını harlar
Bir cam tuz buz olana
O kadın kadınlığına lanet edene kadar devam eder.
Bu acı bir şiire sığmaz
Ölüm desen toprak yokki mısralar dizesin
Mezar taşı olsa bir kaç göz yaşı ile dinsin
Teslimiyet yoksun bu acıda
Birisi ölen bu kadın için kelimeler dizsin
Bu acı şiire sığmaz
Tüm hücreler dile gelse
Hüzün çukuru ters dönse
Heybelerin suyu sıkılsa
Bir mısra bile çıkmaz
'Işıklı vitrinler önünde simsiyah bir leke
Çocuk ağlamıyor
Almış kanatlarına bütün özlemlerini
Bir turna sürüsü gözlerinin burcunda
Akşamı parçalaya parçalaya uçuyor...'