Meltem Işık

İn­san dilediği zaman kendi içinde inzivaya çekilebilir. Üstelik insan inzivaya çekilmek için kendi içinden, kendi ruhundan daha huzurlu, daha sakin hiçbir yer bulamaz, özellikle de kendinde inzivaya çekildiğinde ona huzur verecek şeylere sahipse. Huzur dediğim zarif bir düzendir aslında. Kendini sürekli böyle bir inzivaya çekilmeye ver ve kendini yenile: Ancak önermelerin çok kısa ve özlü olsun ki, tüm acılar bir anda silinsin ve oradan hiç yıpranmadan dönebilesin.
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Üç bin yıl ya da bunun binlerce katı fazlasını yaşa­yacak olsan da hiç kimsenin halihazırda sürdürdüğü hayat­tan başka bir hayatı kaybetmediğini ve kaybetmekte olduğu hayattan başka bir hayat yaşamadığını unutma. Bu yüzden hayatın en kısası da en uzunu da aynı kapıya çıkar. Çünkü şimdiki zaman herkes için aynıdır, bu yüzden geçmiş zaman da aynıdır ve yitip giden sadece bir andır. Herhangi biri ne geçmişi ne de geleceği yitirmemiştir. Birinin sahip olmadığı şeyi, herhangi birisi nasıl söküp alabilir ondan? Bu yüzden şu iki şeyin unutulmaması gerekir: İlki, ezelden beri her şey aynı­dır, hep aynı döngülerdir tekrarlanan ve hiçbiri farklı değildir; herhangi biri, yüz ya da iki yüzyılda, ya da sonsuzlukta hep aynı şeyleri görür. İkincisi, bir kişi çok uzun yaşasa da çok kısa yaşasa da aynı şeyi yitirir. Bu da şimdiki zamandır ve insan sadece bundan mahrum olabilir; nihayetinde insan yalnızca buna sahiptir ve hiç kimse sahip olmadığı şeyi yitiremez.
Alıntı
Başka birinin ruhundakileri izleyip anlamadığı için bedbaht olana pek sık rastlanmaz; fakat kendi ruhunu ya­kından takip etmeyenlerin bedbaht olması kaçınılmazdır.
Alıntı

Meltem Işık

, bir kitap okudu
7/10
·376 syf.··
2026 6. kitabı
Mehmet Rauf
7.5/10 · 50,1bin okunma
7/10
·376 syf.··
2026 6. kitabı
Kitap edebiyatımızdaki ilk psikolojik roman olarak geçiyor. Duygusal derinliği, psikolojik analizleri ve betimlemeleri yüksek bir kitap. Betimlemeler ve psikolojik tahliller sayesinde karakterlerle derin bir bağ kurup onları anlayabiliyoruz. Kitap okuyucuya suçluluk duygusunu fazlasıyla gerçekçi bir şekilde hissettiriyor. Eserimizde içsel, vicdani ve toplumsal çatışmalara sıklıkla rastlıyoruz. Okurken biraz türk filmi havası da alıyorsunuz. Özellikle romanda hissettiğimiz sonbaharın yerini kışa (ölüme) bırakmasıyla sahneler nostaljik bir film şeridi misali gözümüzde canlanıyor. Dili anlaşılır ama betimleme ve uzun cümleleri sevmeyen okuyucular kitabı okurken yorulabilir, sıkılabilir.
Alıntı
EylülMehmet Rauf · Can Yayınları · 202550,1bin okunma