İki kadın bir adam, aşk çekilir aradan
10/10
·212 syf.·
2026 98. kitabı
Yazar,kitabin girişinde bir kitap, bir insanin hayatini degiştirebilir diyor.Biz her kitapta kendimizden birşeyler bulur ,o hayatlar hakkinda ahkam keseriz. Bazi karakterlerin bencilliği , ürkekliği bizi kızdırır.Uzaktan o hayatın yükünü üstümüzden atmak istercesine karakteri bir dart tahtasinda yargilariz. Yazarin da kitabinda anlattığı gibi bazi gerçekler insanin bildiği herşeyi elinden alır. Ben bu kitapta ,kendisiyle ilgili gerçeklerden kaçarken ,bir tarafta masumiyet ,bir tarafta şehvet ikileminde kalarak ,yaptığı seçimin ağırlığında kalmış bir adamı okudum.Yazar karakterden bahsederken ilahi bakış açısında'Ercan bazen kendini bir satranç tahtasinda hayal ederdi,rakibinin oyununu tahmin eden usta bir oyuncuydu' derken de 'Kader ona bilmediği oyunlar oynuyordu 'diye de ekliyor. Oysaki o hamleleri doğru yönetmek bizim elimizdedir ama bahanelerle kendimizi avuturuz. İşte Ercan bende bu hissiyatı oluşturdu. Yaşadığı pişmanlık beni çokta etkilemedi. Hikayenin ana karakteri daha güçlü olmalı istiyoruz bence, o güç kitaba doğru yansıyor ve bizi de daha çok çekiyor. Ama zaaflar her zaman var kaçamayız ki? Bir okuyucu olarak Ercan kendini anlatırken ,ona anlam vermediğim çok yer oldu.Hayatındakı masumiyetin değerini bilemeyip kolayi seçti.İlahi bakis acisinda da satır aralarinda merak ettigim herşeyin cevaplarini bulsam bile, bu cevaplar bana ilaç olmadı, hüznümü kanattı. Hikaye iki aşk arasinda arafta kalan bir adamı anlatıp ,bana iki kadın bir adam ,aşk cekilir aradan şarkisini hatirlatsa bile ,satir aralarinda doğru şarkilar ve şiirler ile süslenen harika bir sentez vardi.Hatta yazar bir aşk hikayesinin aralarina toplumsal hicivlerlerini,insanlarin menfi duygularının yorgunlugunu cok güzel aktarmistı.Bu hikayeyi bir aşk yorgunluğundan çok insanı değer yorgunluğuna da
ArafAlper Turgay Cehiz · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202627 okunma
6/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 22:55
"Papalagi" (veya orijinal adıyla Der Papalagi), Alman yazar Erich Scheurmann tarafından 1920 yılında yayımlanmış oldukça sıra dışı ve düşündürücü bir kitap. Papalagi denince beyazlar ya da yabancılar anlaşılır. Ama sözcüğü sözcüğüne çevrilirse göğü delen anlamına gelir. Samoa'ya ilk misyoner bir yelkenliyle gelmişti. Yerliler bu beyaz yelkenliyi ufukta bir delik olarak gördüler, beyaz adamın içinden çıkıp kendilerine geldiği bir delik. O, göğü delip geçmişti. Kapitalizmin yaşatıldığı sekuler toplumu daha yakından tanımak için, modernliğin medeniyet diye pazarlandığı sistemi görmek istediğimizde tüm açıklığı gerçekliği ile "Papalagi" karşımızda. Kitap ismi ile iddialı ve dikkat çekici olduğu kadar, kısa olmasına rağmen yine de anlamlı, bakış açısı sunması, düşündürücü olmasıyla beni kendine çekti ve okurken içimden tebrikler sunduğum bir kitap oldu adeta. Özellikle Afrika Dramını okuyup bu konuda bir ders aldıktan sonra, kapitalizm ve demokrasi gibi, "Kur'an'ın da ifadesiyle; yaldızlı sözler" ile insanların nasıl kandırıldığını, insanların peşinden koştukları dünya ve içindeki nimetlerin aslında aracı iken nasıl yegane amaca dönüştüğünü anlatan ve yeniden anladığım çok güzel bir kitap. İnsanoğlu tabiatı gereği unutan, dalan, günaha meyilli bir varlık olması nedeniyle kendine hakikati anlatacak, yaşamının içindeki yaratılanların amacını hatırlatacak türden kitaplar okumaya muhtaç. Özellikle de mana ile maddenin yer değiştirdiği, anlam kargaşası yaşandığı, duyguların renginin kaybolduğu bir çağda, bir zaman diliminde Batıyı ve batının bize sunduğu ya da dikte ettiği kültürü, bugün özenilen o Avrupai yaşamın aslında arka planını çok güzel anlatan bir kitap ve her insanın okumasını istediğim, dili hafif bir kitap oldu benim için. Papalagi yani beyaz adam, sömürünün
1000Kitap
Göğü Delen AdamErich Scheurmann · Ayrıntı Yayınları · 202017,2bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·230 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 00:00
Osmanlıda evlilik sisteminin değişmesiyle kadınların saray içinde kazandığı saltanat ve bunun devlete tesirleri akıcı bir dille anlatılıyor. Kadınlar saltanatı, iktidar hırsına sahip Hürrem Sultan'la başlayıp sahip olduğu makamı haleflerinin aksine devletin bekası için gayret eden Hatice Turhan Sultan'la nihayete eriyor. Yazar kitabın ekseriyetinde saltanat kadınlarının menfi etkilerinden bahsetse de Osmanlıda yaptıkları hayır faaliyetleri gibi müspet yönlerinin de gözardı edilmemesi gerektiğini ifade ediyor.
Osmanlıda Kadın SaltanatıYıldıray Kara · Yeditepe Yayınları · 201025 okunma
Menfi İnceleme
8/10
·164 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Kitabı yayınevi gerçekten günüm Türkçesine güzel uyarlamış eski kelime pek yoktu. Güzel bir kitap, entrika sevenlere özellikle öneririm. İkbal ve İsmet Hanım (İsmet hanıma ek olarak ev ahalisi de var) arasındaki o çekişme insanı içine çekiyor. İkbal'e uyuz olabilirsiniz okurken. Ayrıca ana kahramanımız Ekrem'in istibdat yönetimine karşı mücadelesi yine hoş. Güzel alıntılanabilecek yerleri de olan bir kitap. Fiyat performans olarak da iyi. Şiddetle öneririm
Menfi – SürgünFazlı Necip · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025609 okunma
Normal Olmak Varken Neden Mutlu Olasın
7/10
·215 syf.··
2026 210. kitabı
Jeanette Winterson 'ın okuduğum ilk kitabıydı ve ilgimi çekti. Evlat edinilmiş bir çocuk olması hasebiyle sanıyorum kitabı farklı bir gözle okudum. Küçük yaşta maddi manevi bir çocuğun mutlak surette sahip olması gereken imkanlardan mahrum bir çocukluk dönemi... Şans eseri mi yoksa müspet yahut menfi farklı kişiliklerin çocukluk dönemleri hep anormal geçmiştir. Jeanette Winterson da öyle. Otobiyografik bir eser olduğu için yazarla tanışma kitabı da aynı zamanda. İki yazar hakkında derin malumat sahibi değilim ama okurken Tezer Özlü havası ve tadı aldım. Yazarın diğer kitaplarıyla bu durumun pekişeceğini düşünüyorum. Son olarak; sevelim, sevilelim. Sevgisizlik, telafisi mümkün olmayan yaralar açıyor yürekte.
Normal Olmak Varken Neden Mutlu OlasınJeanette Winterson · Sel Yayıncılık · 2015850 okunma
Levi - Bu Oyunda Gitmek Vardı
Puan vermedi·450 syf.··
2026 16. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 00:00
Ne desem fazla, ne demesem eksik kalır. Kitabın ismi "Yaşamın Kıyısında Yaşamak" olmalıydı. İhtimaller denizinde, kendini kaybetmek belki de :) Hem içimizden biri, hem fildişi kulesinde yaşayan bir çift göz Mario Levi. Yirmili yaşlarımın başıydı İstanbul Bir Masaldı' yı okuyuşum. Tabi o kitapla, bu kitap arasında müspet değil, menfi çok ciddi farklar var. Mesleki yıpranma, belki kibir, ruhun tükenmişliği belki de. Ben en çok da, işini iyi yapan insanların zaman karşısında ruhlarından kaybettiklerine üzülüyorum galiba. Bir de insanın artık özenini kaybediyor oluşu üzücü geliyor galiba. Buruk bir tad var ağzımda. Levi'den bir alıntı bırakmış olayım. Pazar günleri Z Raporu almak için yaratılmıştır. § "Mutluluk anlarınızı, yaşama gücünüzü ve tutkunuzu gölgeleyebileceğini gördüğünüz veya hissedebileceğiniz bir insanı hayatınızdan bir an bile tereddüt etmeden defedin, sonuna kadar uzak tutun, der gibiydi sanki. Haklıydı." § Mutlu olmak zaten zor, hatta imkansız gibi, ama mutsuzluk öyle mi! Mutsuzluğu tatmış olan her birimiz biliriz ki, mutsuzluk bulaşıcıdır. Mutluluk mu :) bulaşıyor olsaydı keşke... Bulaşmaz!
Edebiyat
Bu Oyunda Gitmek VardıMario Levi · Everest Yayınları · 2015191 okunma