İşte akşamdır yine;
çiçeklerin yapraklarıyla yüzlerini örtme vaktidir.
İzin verir misin yanına oturmama?
Ve de dudaklarıma;
Yıldızların altında bu sessizlikte
yapılması gerekeni yapsın diye.
Ne görmek istediğiniz imgedir ne de duymak istediğiniz şarkı. Gözlerinizi kapatsanız da gördüğünüz imge, kulaklarınızı tıkasanız da duyduğunuz şarkıdır güzellik.
Yüreğim kanadı; çünkü özgürlük peşinde koşma arzusu bile sizin için bir dizgin halini aldığında ve özgürlükten bir amaç, gerçekleşmiş bir şey olarak söz etmeyi bıraktığınızda özgür olabilirsiniz ancak.
Öncelikle söyleyeceğim tüm kötü kısımları kitabın çevirisine yaslamak isterdim fakat -orijinalini okumamış olsam da- basit bir dille yazılmış aksiyon romanı olduğunu söyleyebilirim. Daha önce distopya okumamış biri için ideal bir kitap olduğunu düşünüyorum. Eğer 1984, Cesur Yeni Dünya gibi derin anlamlar ve teoremler bekliyorsanız okumayın derim. Bazı karakterlerin geride kaldığını düşünüyorum, iki dakikada bir bir karakterin ölüyor olması da can sıkıcıydı. Karakterlerin iç dünyasını işlemekte başarılı diyebilirim. Ana karakterde bunu derinlemesine görüyoruz. Bir takım karakterlerin kitabın başında iyi görünüp sonradan değismesinde de bir problem görmüyorum:) Kısaca akıcı ve çerezlik bir kitaptı. Belki okuyamama durumundan çıkmak için kullanabilirsiniz.
Sevgiler.