Hep böyle çocuksu mu bakar senin gözlerin?
Hep böyle içinde uzak bir ışık mı yanar?
Bakışlarında beni dinlendiren bir şey var;
Kıyısındaymış gibi en sakin denizlerin...
Bir yelkenliyim şimdi ben senin limanında
Fırtınalardan geldim sende dinleniyorum.
Bu huzur, bu sessizlik hiç bitmesin diyorum;
En eşsiz dakikalar sürsün senin yanında...
Hiç yumma gözlerini, ışığın eksilmesin,
Gündüzüm aydınlığım, ipek böceğim benim!
Güz bahçemde açılmış o son çiçeğim benim!
Yorgun kalbim seninle elem nedir bilmesin;
Ayırma gözlerimden çocuksu gözlerini,
O sakin o yalansız, o kuytu gözlerini
Ümit Yaşar Oğuzcan
Ne doğan güne hükmüm geçer,
Ne halden anlayan bulunur;
Ah aklımdan ölümüm geçer;
sonra bu kuş,bu bahçe,bu nur.
Ve gönül Tanrısına der ki:
-Pervam yok verdiğin elemden;
Her mihnet kabulüm,yeter ki
Gün eksilmesin penceremden.
Cahit Sıtkı Tarancı
Ocak iyi yakacakla doldurulduğunda "Ne yapmalıyım?" diye sormaz, hem insanları hem evi ısıtır. Siz de çoğunlukla soğuk olan hayatınızda ruhunuza sıcaklık katan, canlı ocaklar olun.
Gaz lambasının haznesi gazla doluysa ve içindeki her parça doğru çalışıyorsa size " Ne yapmalıyım?" diye sormaz. Temiz ve güçlü bir ışık saçar. Siz de o canlı lambalar gibi olun. Her biriniz hayatın içinde bulunduğunuz yerde işinizle ve yaptıklarınızla patlayın.