"Sokrates karşısındakine kısa sorular soruyor, bu sorularla onu doğruyu aramaya yöneltiyordu. Diyalog onda her zaman iki evrelidir; birinci evre alay (eirpneia) evresidir, bu evrede Sokrates karşısındakinin zihnini yanlış bilgilerden arındırır,hiçbir şey bilmeyen bir insanın tutumuyla bir şeyler öğrenmek istercesine karşısındakini sorguya çeker. Sonunda onu küçük düşürmeden hafif bir hoşgörüyle güç durumda bırakır yani açmaza düşürür, bir şey bilmediğini benimsemeye zorlar. Bundan sonra, ebe olan annesinin verdiği esinle doğurtma (maieutike) olarak düşündüğü evre gelir. Bu evre doğru bilgiye ya da çözme yönelme evresidir. Sokrates önceki evrede yanlış bilgilerden arınmasına önayak olduğu kişiyi bu evrede bilgilenmeye iter. Onun yaptığı, insanda varolduğuna inandığı bir şeyi ortaya çıkarmak için yardımck olmaktır. Her insanda iyilik tohumu diyebileceğimiz bir güç, bir bilgi tohumu vardır, önemli olan bu tohumun yeşermesine katkıda bulunmabilmektir. Ancak Platon'un diyaloglarında Sokrates hiçbir zaman kesin bir sonuca varmaz ve bu budur demez. Bu tutumuyla Sokrates bize Platon'cu ülkücülüğün gelişini duyurur ve bizi kavramsal düşünceye, hem de bu düşünceyi sağlayacak olan araştırma yöntemine hazırlar."