Meral Coşkun

Meral Coşkun
@meri_C
Oku Keşfet Özgürleş!..
10/10
·370 syf.··
Beğendi
·
2021 19. kitabı
Önsöz çok etkileyici yazarın kaleminden.Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın evinde çıkan yangından kurtarılan eşyaları yeni kiraladığı evine gelir.Birçok kitapları yanmıştır.Başını duvara dayar ve bir çocuk gibi ağlar.Yanında bulunan arkadaşı onu teselli etmek için yangında kurtulan kitaplardan rastgele bir sayfa açar ve ordan seçtiği bir cümle ile ilgili bir roman yazmasını ister.Ve cümle şöyledir: “Bir felaketzede için yeisin en acı manzarası, gözyaşlarından ziyade kendinin tebessüm-i elemini görmektir.” İşte üç-dört yüz sayfa kitap bu iki satırdan sonra dünyaya gelmiş... Aldatma,aldatılma,sadakat,evlilik kurumu,karı koca arasındaki geçimsizlikler,aşk,acı,medeniyet ve geri kafalılık,yalanlar ve her karakterden ayrı bir hayat felsefesi Tebessüm-i Elem. Kenan ile Ragibe birbirlerini severek evlenirler.Modern bir evliliği olmasına rağmen bir muhabbet-hanede çalışan Vuslat’a kapılır.Yaşadığı macerayı öğrenen karısı Kenan’dan ayrılır.Annesiyle,kız kardeşiyle arası bozulur.İşinden ayrılır.Kendi felaketini hazırlamış ve vicdanıyla kalmıştır.Yarı deli hallerde tebessüm-i elemini taklit eden baykuşlarla tepede viran değirmende yığılır kalır.
Edebiyat
Tebessüm-i ElemHüseyin Rahmi Gürpınar · Everest Yayınları · 2013183 okunma
Reklam

Meral Coşkun

, bir kitap okudu
10/10
·370 syf.··
Beğendi
·
2021 19. kitabı
Hüseyin Rahmi Gürpınar
7.7/10 · 183 okunma
10/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2021 18. kitabı
Roman Aksaray tramvay durağınının tiksindirici halleriyle başlıyor,uzun uzun anlatıyor yazar duraktaki kadınların kendilerine has konuşmalarını, sohbetlerini. Tramvay yolculuğundan sonra aşcı Zarafet ablanın köşkteki haline geçiyoruz.Ve Meftun Bey’in köşkünde hayat nasıl devam ediyor,okuyup görüyoruz. Hüseyin Rahmi Gürpınar önsözünde söylüyor:”Bu eser alafrangayı aşağılamaya değil aksine onu yanlış anlaşılmaktan kurtarmaya hizmet edecektir.Ve bu roman bir hizmetten çok halkı güldürmek için yazılmıştır.” Komik evet ama yapılan sosyal eleştiri yüzyıllar sonra bile etkili bu da gerçek!.. Meftun Bey Batı hayranı bir genç.Batılılaşmayı Batı’nın zihin yapısında değil de şekil ve eğlencesinde gören bir karakter.Tam bir Tanzimat mirasyedisi. Parası bitecek olduğu vakit alafranga yaşam uğruna ailesini bu uğurda bir araç olarak kullanmaktan çekinmeyen bir tip.Kendi ahlaki değerlerini kaybettiği gibi bu uğurda sınır tanımayıp toplumun değerlerini de hiçe sayar. Alafrangalaştırmaya çalıştığı ailesi ve komşusu Kasım Efendi’nin ailesi arasında aşk ve evlenme olayları uç noktalara çekilerek komik durumlarla anlatılıyor ve Hüseyin Rahmi Gürpınar bu komikliklere dikkat çekerek kendi fikirlerini,felsefesini yansıtıyor yine. Meftun’un elinden düşürmediği bir Fransızca ‘adab-ı muaşeret’ kitabı var. Bu kitap rehberliğinde ailesini ‘forme’ ediyor.Mutfak bu savaşın ilk cephesi evde adeta bir sofra savaşı var ki okuması çok keyifli...Elle yeme alışkanlığından sonra çatalla,bıçakla tanışma,herkese ayrı su bardağı,masa da yemek yemek,bir zeytin çekirdeğinin ağızdan çıkarılıp kenara konma hikayesi var ki çok komik... Tuhaf malzemelerle yapılan alışılmadık yemekler... Nohutlu yahni,işkembe çorbası, patlıcan dolma,muhallebi,turşu artık yok,kuşkonmazlı sebze,mantar garnitürlü bir yemek,jöleli
Edebiyat
ŞıpsevdiHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20253,415 okunma
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2021 17. kitabı
Hüseyin Rahmi Gürpınar Gulyabani’de olduğu gibi Cadı romanında da korku ögelerini kullanmış ,öldükten sonra dünyayı terk etmeyen bir hayalet üzerinden medyumluk ve spiritizma girmiş bu kez işin içine.Fikriye Hanım ve yengesi Emine Hanımın sohbetiyle başlıyor roman.Fikriye Hanım’ın kocası ölmüş,dayısının evinde yaşarken Naşit Nefi Bey’den bir evlilik teklifi gelir.Naşit Nefi Bey’in ilk karısı ölmüş,ölen kadın cadı olmuş,kocasının evlendiği kadınları boğuyor,hayaleti evde her gece geziyor ve bunlar gibi birçok söylentiyi Fikriye Hanım da duyar ve akla uygun olmayan duyduğu bu işin aslını öğrenmek için Naşit Bey’den boşanan kadın Şükriye Hanım’a gider.Şükriye Hanım anlatmaya başlar.Gulyabani’ de olduğu gibi bugünden geçmişe dönerek hikayeyi dinleyerek okumaya başlıyoruz Cadı romanını.Şükriye Hanım başkarakter olur böylece. Şükriye cadı söylentilerine rağmen bu durumu ciddiye almadan Naşit Bey’le evlenmiş.Bir zaman sonra evde esrarengiz olaylar başlamış.Kocası Naşit Bey’in de gayretleriyle Şükriye’nin uzunca bir mücadele dönemi olmuş ilk eş cadı Binnaz Hanım’la,Aziz Ruh,Sayın Hayal’le ama cadı işini çözememiş,baş edememiş ve evlilikleri boşanmayla sona ermiş.Sonrasında Naşit Bey bitmez cadı hikayeleriyle yıllarca yalnız yaşıyor,hiçbir kadın evlenmiyor onunla.Bir zaman sonra da cadı gösterilerinin arkası kesiliyor.Naşit Bey’e bir gün bir mektup geliyor,hayatın cadı bilmecesini öğreniyor,gerçekleri öğreniyor öğrenmesine de iş işten geçiyor,hayatını faciaya çeviren bir kadın ve ömrünün sonunda yine bir kadın olmasını arzularken. Hayaletler,hortlaklar,ölüm,ölümden sonra ne olduğu,bilimin buna nasıl baktığı,spiritzm seanslarına kadar uzun uzun anlatılmış,korkunç sahneler cehaletin gülünçlüğü ile kitabın trajikomik atmosferini korumuş,toplumsal mesajlar verilmiş yine ve bana
Edebiyat
CadıHüseyin Rahmi Gürpınar · Özgür Yayınları · 20175,5bin okunma