Yine Yaşar Kemal’in zekasına ve kurgu yeteneğine şapka çıkardığım bir yapıttı. İnsan ilişkilerini, toplum düzenini filler, kuşlar ve karıncalar üzerinden bu denli dokunaklı işleyebilmesi, olaylar arasındaki bağlantıyı hep taze tutması, arı ve temiz bir dille kaleme alması takdire şayandı.
Gelelim içsel sorgulamama; içimde gelişmemiş, güçsüz, büyümeye gebe, tıpkı karınca gibi umutlu, sabırlı ve çalışkan nice alanın açgözlü, görgüsüz, tek derdi kendi doygunluğu ve rahatı olan nice fil tarafından saldırı altında olduğunun ve bu saldırının dost görünümlü ama çıkarcı kuşlar tarafından izlenip paylaşıldığı bir hayat var hepimizde. Esas olan zalimliğe yenilmemek, umudu kaybetmemek, acının geçeceğine ve iyileşeceğinize inanarak, ruhsal ızdırabın kör kuyularında kendimizi kaybetmeden bu hayat mücadelesinde kendi hikayemizi yazmak…