Cengiz Dağcı'nın 1958-1959 yılları arasında kaleme aldığı Moğolların önderi Cengiz Han'ın hayatını anlatan bir roman. Cengiz Han'ın diğer adıyla Temuçin'in hayatını anlatan roman, babası Yesügey Bahadır'ın hükümdarlığından başlayarak Cengiz Han'ın zorluklarla geçen yaşantısından bir kesit sunuyor okurlara.
*** Kitapları sonradan hatırlamak üzere inceleme yazdığımdan bundan sonraki kısım ipucu (spoiler, sürprizbozan) içerir. Kitabı henüz okumayanlar bu kısmı atlayarak bundan sonraki bölümü okusun lütfen.
-----------------------------------------------------------------
Kitap Cengiz Han'ın babası Yesügey Bahadır'ın hayatından bölümlerle başlıyor. Yesügey Bahadır Ak Tatarların önderi Temuçin Üge'yi esir alır ve kendi topraklarına getirir. Kendi ordasına geldiği sırada hanımı Yulun Eke'nin doğum yaptığını öğrenir Yesügey Bahadır. Bebek elinde kanlı bir bezle doğmuştur. Oğlunun adını Temuçin koyar. Şamanlara göre bu çocuk ilerde Moğol topraklarına hükümdar olacaktır. Çocuğu olduğunu öğrenen Yesügey Bahadır bu mutlu haber üzerine Temuçin Üge'yi serbest bırakır, kendi ülkesine dönmesini emreder. Yesügey Bahadır'ın hanımı Yulun Eke, Merkitlerin önderi Çılaydı Eke'nin hatunudur. Ancak Yesügey Bahadır, Yulun Eke'yi kaçırmış kendi hatunu yapmıştır. Moğol ulusu Yulun Eke'ye çok değer verdiğinden ona 'Bulut Ana' denmektedir.
Ak Tatar ulusundan Kargun Batır, oğulları Birge ve Kaltugay ile beraber Merkitlerin önderi Çılaydı Eke'den yardım ister. Yesügey'in Temuçin Üge'nin ordasını bastığını, onu alıkoyduğunu, düşmanın ortak olduğunu söyler. Ancak Yesügey Bahadır'ın gücünün farkında olan Merkit önderi, savaşçı andaları Tukta Beyci ve Haata kabilesi önderi Hatay Darmala'yla konuştuktan sonra kendisinden zaman ister ve ona sabırlı olmasını söyler. Tukta Beyci, Çılaydı'ya on - on beş yıl