Ya geriye, geçmişe doğru bir özlem; ya bilinmez bir gelecek düşüne ve umuduna tutunma çırpınışı. Hani Çehov diyor ya: "Gerçek bir yaşam olmayınca onun yerini düşler alır."
Sayfa 155 - Kırmızı Kedi Yayınevi, 20. Baskı·Kitabı okudu
Cengiz Han Moğolistan'ı idaresi altında birleştirmek için, Merkit ve Naymanlarla olan savaşları sırasında Kırgızları da itaate almıştır ki bu suretle Kırgızlar Cengiz Han Moğollarına itaat eden "ilk türk kavmi"olmaktadır.
Börte, esareti sırasında hamile kalmıştı. Cengiz onu kurtardıktan sonra Börte, bir oğlan dünyaya getirdi; adını Coci koydular ve Cengiz'in en büyük oğlu olarak kabul edildi. Moğol Hanı veliahtlık işleri ile uğraştığı sırada ikinci oğlu Çağatay ona şöyle dedi: "Baba, sen Coci'yi çağırtmışsın; acaba onu veliahdın mı yapacaksın? Fakat o Merkit kabilesindendir. Acaba biz, onun bize hükmeden kişi ve amir olmasına izin verir miyiz?"
Kardeşlerin itiraz ve muhalefetine rağmen Coci, büyük kardeş ve onun kanuni çocuğu kabul edildi; fakat babasının veliahdı olmadı.
Temuçin ve kardesi Moğol'du. Diğerleri Merkit, Kitan ve Kereyitdi Temuçin şamandı ve Gök Tengri'ye, Dag Tanrsi'na tapıyordu. Adamlarınin arasinda ise birçok Hiristiyan, Budist Ve üc Müslüman bulunuyordu. Bu adamların hepsinin ortak noktası Temuçin'e olan bağliliklarryla ona ve birbirlerine verdikleri sözdü.
“ Bundan sonra 100’li yıllara doğru Moğolistan’da siyasi olarak Türk ağırlığı kalmadı. Ağırlık artık Moğol kökenli topluluklara geçti. Moğolistan topraklarında Cengiz Han zamanında görmüş olduğumuz Kerey, Nayman, Merkit, Kongrat gibi çok sayıda Türk boyunun aslında Moğol hâkimiyetine girdiğini öğreniyoruz. Türk Moğol birlikteliği bir kez daha gerçekleşti.”
İfade edilmesi gereken bir diğer husus da Moğol istilasına bağlı olarak Kanglıların bugünkü Kazak bozkırlarının batısına ve Urallara çekildikleridir. Onların boşalttığı Doğu Deşt-i Kıpçak'ın orta ve doğu kesimlerine Moğolistan'dan gelen Nayman, Kongrat/Koñrat, Kereit/Kerey, Merkit gibi boylar yerleşmiştir.