Allgemeine Neuroscnlehre (Genel Nevroz Kuramı) adlı kitabinda Nunberg, psikanaliz terapisi kuramını betimleme girişiminde bulunuyor. Görüşlerinden en önemlisini ele alalım. Nunberg, "terapide ilk görev... dürtülerin boşalmasına yardımcı olmak ve bilinç düzeyine çıkmalarını sağlamaktır" diyor. Ayrıca, "kişiliğin iki parçası olan ego ile idaresinde, dürtülerin artık ego organizasyonu dışında kendi başlarına
varlıklarını sürdürmemeleri ve egonun sentezleyici gücünü yeniden elde etmesi anlamında barış sağlanmasını" önemli bir
görev olarak görüyor. Eksikleri olsa da bu görüş özünde doğrudur. Ancak Nunberg, hatırlama sırasında psişik enerjinin boşaldığı, deyim yerindeyse bilincine varırken "parlayıp söndügü" şeklindeki, uygulamada yanlışlığı görülerek düzeltilmiş olan eski görüşü de savunuyor. Yani iyileşmeyi dinamik yönden açıklarken bastırılmış unsurun bilinç düzeyine çıkarılması aşamasında kalıyor, bu sırada boşaltılan az miktardaki duygunun birikmiş bütün libidoyu boşaltmaya ve enerji ekonomisini duzene sokmaya da yetip yetmediğini sormuyor. Bu itiraza yanıt olarak Nunberg bütün birikmiş enerjinin çok sayıdaki bilincine varma edimleri sırasında atıldığinı ileri sürse, karşılık olarak bir yığın klinik deneyim gösterilebilir; bu deneyimler şu olguyu net olarak göstermektedir. Bastırılmış bir düşünceye bağlı duyguların az bir kismı bilincine varmakla kaybolur. Ancak bunun hemen ardından, eğer duygu düşüncenin kendisinde yer tutmuşsa, çok daha büyük ve çok daha önemli kısmı bilinçdışı faaliyetin başka bir parçasına kayar veya eğer duygu bir karakter özelliği haline getirilmişse çözülmesi hiç gerçekleşmez. Bu takdirde bilinçdışı malzemenin bilinç düzeyine çıkarılmasının terapi açısindan bir etkisi olmaz.
Dolayısıyla iyileşmenin dinamiği hiçbir surette yalnızca bilincine