Bazen yürürken gördüğüm insanların yüzyıl sonra bu sokaklarda olmayacaklarını düşününce her şeyin ne kadar geçici olduğunu anlıyorum.Binaları ,asırlara meydan okuyan ağaçları hatta şu gemileri kıskanasım geliyor..
“Aramız yoksa kalbimizle ,eksiğe ,yanlışa ,bize benzemeyene ,bizim gibi düşünmeyene ,doğrumuzdan uzak düşene verip veriştiriştiriyoruz.
Halbuki kendimiz bile her zaman kendimiz gibi düşünemezken başkasından sürekli bunu beklemeye ne hakkımız var?..”
“Ne okudun, ne öğrendin,ne bildinse berhava;
Yer çökmeden,gök iki şak yarılmadan geçilmez.
Geçitlerin ,kilitlerin yalnız O’nda şifresi;
İşte,işte o eteğe sarılmadan geçilmez!