Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İlk parti danstan sonra, sıra takı takmaya gelirdi. Ailelerin daha görgülü oldukları ve gösterişin ayıp sayıldığı 70’lerin başlarında, bu işlem sessiz sedasız yapılırdı. Gelinle damat masaları dolaşırlarken yakın akrabalar geline bilezik takarlardı. Bilezik bir yatırım aracıydı, bilezik takmak çifte maddi bir destek vermek anlamına gelirdi. Yine görgünün önemli olduğu o yıllarda paralar zarf içinde gelinle damada verilir, üzerlerine iğnelenmezdi. Yakın akrabalar bilezik takarlarken, kayınvalide ve kayınpeder, geline hatıra olarak mücevher takarlardı. Genel eğilim oğlan tarafının kıza gerdanlık, küpe ve tektaş yüzük; kız tarafının da damada iyi cins bir saat takmasıydı. 70’lerin başlarında sessiz sedasız yaşanan bu takı takma töreni, 80’lerde mikrofondan ilan edilen bir tören haline geldi, birçok ailede gösteriş ayıp olmaktan çıktı. Bu tür ailelerin düğünlerinde geline ve damada kimin ne taktığı, mikrofondan dünya âleme duyuruldu. Gösterişin ayıp olmaktan çıkması, tutumluluk ve adabı muaşeret çağından, tüketim ve gösteriş çağına geçilmekte olduğunun habercisi oldu. Daha da ileri gidildi, müzisyenlerin, dansözlerin, gelinle damadın başından aşağı dolarlar saçıldı, hediye edilen mücevherler alenen çantalara dolduruldu.
Sayfa 309 - Can Yayınları, 8. Basım, Mayıs 2013, E-kitap·Kitabı okudu
(...) yeni yerlere uyum sağlamak, yeni insanlar arasında ayakta kalabilmek, işte onlar hep bunları yaşamışlardı. Bir hafta ya da bir ay için uğradıkları yerlere bile, temelli gelmiş gibi alışmışlardı, çünkü hiçbir şey insanı geçicilik kadar yıpratamazdı.
Sayfa 272 - Can Yayınları, 2. Basım, 2000, e-kitap·Kitabı okudu