Okuduğum en ilginç kitaplardan biriydi. Kitabı bitirdikten sonra birkaç saat kadar kendime gelemedim. Bunun iki sebebi vardı sanırım. Biri Esme’nin yaşadıklarının ağırlıydı. Diğer bir sebep de yazarın anlatımında çok zor, karmaşık bir yolu tercih etmesiydi. Olay örgüsü, birbirinden farklı zamanlar ve karakterler o kadar karmaşık bir şekilde verilmişti ki okurken tam odaklanarak okumak gerekiyor. En ufak bi dikkat dağınıklığında kitaptan kopmak mümkün. Önceki sayfaya ya da paragrafa dönüp yeniden okuduğum zamanlar oldu ya da anlam karmaşasındaki boşlukları kendimin doldurduğu zamanlar oldu. Zihnim çok yoruldu okurken, fakat buna rağmen konu ve karakterler ilgi çekici ve merak uyandırıcı olduğu için devam etme isteği ve sonrasını merak etme kitabın sonuna kadar devam etti.
Esme’yi oradan alıp sarıp sarmalayıp iyileştirmeye çalışmayı çok istedim. ‘Bu kadar da olmaz…’ dediğim şeyler yaşamış olması içimi acıttı okurken. Kitabın akışındaki zorluğa rağmen bence okunmayı çok hak eden bir hikayesi var Esme’nin.