"İstanbul'un fethi büyük bir olaydır. Bu sadece Türkler'in milliyetçi tarih şuuru açısından dolayı böyle değerlendirilen bir olay değildir. Maalesef üzerinde yeterince durulmuyor. İstanbul'un fethi ateşli silahların ve modern askerî tekniklerin kullanıldığı Rönesans tipi bir savaşın doruğundaki bir olaydır."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Doğu Roma diyoruz İstanbul'a, Bizans demiyoruz; çünkü Bizans, bu imparatorluk yıkıldıktan sonra Avrupa'nın verdiği bir isimdir ve imparatorluk geleneğini küçültmek için konan bir isimdir."
Ey Tanrım! Hayatımın aslı hâline gelen çalışmam, ömür boyu çabalamam, emeklerim, baş dayanağım olan armanım ne oldu? Nereye gitti? Ölesiye-bitesiye çalışmamın sonunda, ola ola 'halk düşmanı' mı olacaktım?
"Ey Tanrım! Hayatımın aslı hâline gelen çalışmam, ömür boyu çabalamam, emeklerim, baş dayanağım olan armanım ne oldu? Nereye gitti? Ölesiye-bitesiye çalışmamın sonunda, ola ola 'halk düşmanı' mı olacaktım?" diyor Gülsarı kitabında ana karakter Tanabay...
Görüyoruz ki hiçbir ideoloji, adı ne olursa olsun sıradan vatandaş, normal halk dostu değildir. Her ideoloji kendi kralı ve avanesini yaratıp sadece onların çıkarları için halkı çalıştırıp sömürüyor. Yine farklı ideolojileri sahiplenen insanları çatıştırarak arka planda el sıkışıyor. Ve bu dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir zamanında değişmiyor. İdeolojilerin gerçek yüzünü fark edip karşı çıkmaya başlandığında da karakter Tanabay gibi 'halk düşmanı, düzeni bozan, ayrık otu, isyankâr, faşist, kapitalist, komünist, vatan haini' vb. suçlamalarla ezileni ötekileştirerek var olan düzenlerini korumaya çalışıyorlar.