Neden unutulmaz olmak için çırpınır insan?
Hafızada yer etmiş gereksiz anılar yığını. Gözümü kapatınca beliren anlamsız gülümseler dolu zihnimin derinlikleri.
Bir hafıza kaybı lazım bize taa çocukluğumuzdan başlayan.
Eski bedende yeni bir ruh.
Kalıcı olmaya çalışan insanlar olmamalı zihnimizde.
Herkes sınırını yerini bilmeli belki de.
Beynim yine oyunlar peşinde kimin anısı, kimin sözleri, kimin gözleri…
Kafam karışık yine. Uykularım bozuk günden güne.
Bir pazar günü erkenden kitaplara dalıyorum.
Oysa böyle mi pazarlar? Hani pazarlar mutluydu?
Yine öğrencilerine oyuncaklar bakıyorum, yine şairleri eleştiriyorum. Sözlerim güzelmiş gibi başka sözleri azarlıyorum.
Yine de hafızama yenik düşüyorum. Düşüncelerimi alın benden. Yeni kitaplar yeni şairler koyun hiç bilmediğim.
Biri de ölümü sevdirmesin, biri de umut aşılasın.
Asla. Umutlu olanlar sanatsız olur hep.
Bana eleştirecek kapı bırakır rengarenkler.
İlla gri lazım. İlla tükeniş lazım bana. Sanki anılarıma onlar iyi geliyor gibi.
Hadi yeni anılar biriktirelim.
Olmayacak böyle ölümler bize..
Kendi yaşadığı hayat ile düşündüğü yaşam şekli aradında çok fark olan bir filozof. Tüm felsefe tarihinin en karanlık en karamsar ve çoğu kadın için de en nefret edilesi kişisi.