Bir şeyler yapıyorum, yürüyorum, konuşuyorum, yemek yiyorum yani her zaman yaptığım işleri sürdürüyorum ama nasıl anlatsam, bir boşluk duygusu içinde. Sanki içimde derin bir hiçlik var.
Ey kâri! “Aşk olsun,” diye dua etmek istiyorum sana. Lakin kazara duamın kabul olmasından korkuyorum. Zira aşk dedikleri can yakıyor.
Canın yanmasın istiyorum.
Çünkü her bir sınama, felaket, noksanlık, musibet aslında bir yönüyle bize sunulan imkândır. Her imtihan bir imkân, her imkân bir imtihandır. Öldürmeyen her darbe sizi daha da güçlü kılar.