merve

merve
@merveyucedag
per aspera ad astra
Puan vermedi·404 syf.··
2026 14. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2026 19:46
Kirke, tanrıların arasında doğmuş ama hiçbir zaman onlara ait olamamış bir ruhun hikâyesi. Madeline Miller bu romanda mitolojinin gürültülü dünyasından bir karakteri alıp onun yalnızlığını, kırılganlığını ve yavaş yavaş büyüyen gücünü anlatıyor. Kirke’nin Aeaea adasındaki yalnızlığı bir sürgün değil; bir dönüşüm. Bitkiler, deniz ve sessizlik arasında kendi büyüsünü öğrenirken aslında kendini yeniden yaratıyor. Bu roman bana şunu hatırlattı: Bazen insanın gerçek gücü kalabalıkların içinde değil, yalnız kaldığında ortaya çıkar. Kirke’nin hikâyesi de tam olarak bu sessiz gücün hikâyesi.
Alıntı
Ben, KirkeMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202444,2bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·400 syf.··
2026 10. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2026 22:34
Bazen bir kitabı bitirirsiniz ama kitap sizi bırakmaz. Sayfalar kapanır hikâye biter ama karakterler içinizde yaşamaya devam eder. “El Kızı” benim için tam olarak böyle bir kitaptı. Nazan… Onu okurken sadece bir karakteri değil, bir kadının içindeki kırılganlığı, yalnızlığı ve sevilme arzusunu gördüm. En çok da “ait olamama” duygusu içime dokundu. İnsan bazen kalabalıkların içinde bile kendini bir yabancı gibi hissedebilir ya, Nazan’ın hayatında bu duygu çok derindi. Belki de bu yüzden onun acısı bu kadar gerçek geldi. Nazan’ı okurken zaman zaman kızdım, zaman zaman ona çok üzüldüm. Ama en çok da onu anlamaya çalıştım. Çünkü bazı insanlar yanlış kararlar vermez aslında; sadece hayat onları çok zor yerlerden geçirir. Nazan da sevgiye susamış bir kalbin, yanlış kapılarda sevgi aramasının hikâyesi gibiydi. Kitap boyunca içimde sürekli şu düşünce vardı: İnsan gerçekten sevildiğini hissetmediğinde ne kadar değişebilir? Ne kadar savrulabilir? Nazan’ın hikâyesi bana bunu düşündürdü. Onun yalnızlığı, değersizlik hissi ve bir yere ait olma çabası insanın kalbine dokunuyor. Bu romanı bitirdiğimde içimde hafif bir hüzün kaldı. Çünkü bazı karakterler kitapta kalmıyor, sizinle birlikte yaşamaya devam ediyor. Nazan da onlardan biri oldu.Belki de bu yüzden “El Kızı” sadece bir hikâye değil; toplumun içinde görünmeyen yalnızlıkların, anlaşılmayan kadınların ve sevgi arayan kalplerin sessiz bir anlatısı gibi geldi bana.Bazı kitaplar okunur ve unutulur. Ama bazıları insanın içinde bir iz bırakır.“El Kızı” benim için o iz bırakan kitaplardan biri oldu…
Edebiyat & Roman
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,2bin okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2025 26. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 22 Eylül 2025 16:12
Bu kitabı bir oturuşta bitirdim. Çünkü hem dili hem de anlattıkları beni derinden sarstı. Çocukken bastırdığımız öfkenin, sevgisizliğin, kırgınlıkların aslında hiçbir yere gitmediğini sadece sürgüne gönderildiğini anlatıyor Miller. Ve bu sürgün bilgi, yetişkinliğimizde davranışlarımıza ve ilişkilerimize sızıyor. Okurken bazı yerlerde zorlandım, içim acıdı. Ama aynı zamanda çok şey fark ettim: Geçmişi yok saymak bizi iyileştirmiyor, sadece daha da ağırlaştırıyor. İyileşmenin tek yolu,geçmişimizle yüzleşmekten geçiyor. Bitirdiğimde kendime dair daha fazla şey gördüm, daha fazla şey anladım. Ağır ama bir o kadar da özgürleştirici bir kitap
Alıntı
Sürgün BilgiAlice Miller · Profil Kitap · 202282 okunma
Puan vermedi·520 syf.··
2025 22. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 01 Ağustos 2025 23:32
“Bazı kadınlar sadece yaşamakla kalmaz, yaşadıkları dönemin ruhunu da taşır.” Nahit Hanım, işte tam olarak böyle bir kadın. Kitabı okurken sanki onunla aynı masada oturmuşum gibi hissettim. O anlatıyor, ben dinliyorum. Hem bir kadının iç dünyasını, aşklarını, hayal kırıklıklarını okudum; hem de Cumhuriyet’in ilk yıllarında ayakta durmaya çalışan, kendini var etmeye çalışan bir kadının hikâyesine tanıklık ettim. Osman Balcıgil’in dili çok akıcı. Okurken hiç sıkmıyor, aksine seni o dönemin içine çekiyor. O yılların Ankara’sı, İstanbul’u, mektupları, sohbetleri, kahve kokuları hepsi sayfalardan dışarı taşıyor. Bu kitap sadece Nahit Hanım’ı değil, aslında bir duruşu, bir çağı, bir ideali anlatıyor. Okurken “Ben de böyle bir kadın olmak istiyorum” dedim kendi kendime. Güçlü ama naif, kırılgan ama yılmayan, sevmiş ama kendini de unutmamış bir kadın.Edebiyata, tarihe, kadına ve aşka merakı olan herkese tavsiye ederim. Bazı kitaplar sadece okunmaz, yaşanır. Bu da onlardan biri.
Edebiyat
Cumhuriyet Gibi Bir Kadın Nahit HanımOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 2025829 okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2025 12. kitabı
“Hayvanlar et olmadan önce bireydi. Tıpkı kadınların ‘kadın’ olmadan önce insan olduğu gibi.” Bu kitapla ilk tanışmam birkaç yıl öncesine dayanıyor. O zamanlar sadece bir okur değil, aynı zamanda bir araştırmacıydım. Tez konum olarak bu kitabı seçmemin nedeni, onun yalnızca teorik değil, aynı zamanda kişisel bir uyanışa sebep olmasıydı. Şimdi, eski bir 1000Kitap kullanıcısı olarak yeni hesabımda ilk paylaşımım bu kitapla olsun istedim. Çünkü bazı kitaplar sadece okunmaz, sana kendini, dünyayı, sistemleri yeniden düşündürür. Etin Cinsel Politikası, feminizm ile hayvan özgürlüğü hareketleri arasındaki köprüyü kuruyor. Bu köprü bazen etin bir tabakta olmaktan çok daha fazla şey ifade ettiğini gösteriyor. Kadının bedenine ve hayvanın bedenine aynı sistematik gözle bakan bir dünyanın içinde yaşıyoruz. Carol J. Adams bu bağlantıları yalnızca anlatmıyor; gösteriyor, hissettiriyor ve sorgulatıyor. Kitabı okurken (ya da tez boyunca tekrar tekrar içine girerken) en çok düşündüğüm şey şu oldu: Sessizliği tüketiyoruz. Kadının susturulması ile hayvanın görünmezleştirilmesi arasında fark yok. Et yemek sadece bir “tercih” değil, kültürel bir iktidar meselesi. Bazı cümleleri öylesine değil, vicdanınla okuman gerekiyor. Çünkü kelimeler seni rahatsız edebilir; ama bu rahatsızlık zaten uyanışın ilk adımı. Tezime eşlik etmiş, hayatımı da etkilemiş bu kitabı yeniden okumak; şimdi artık daha çok şeyi görebildiğimi fark ettirdi. Yeni başlayanlara önerim: Acele etmeyin. Her sayfa bir kapı gibi; önce tokmağını çalın, sonra aralayın.
Alıntı
Etin Cinsel PolitikasıCarol J. Adams · Ayrıntı Yayınları · 2013941 okunma