Çocukluk Hasarlarıyla Yüzleşmek

Sürgün Bilgi

Alice Miller
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 59 dk.
Sayfa Sayısı:
176
Basım Tarihi:
2022
Yayınevi:
Profil Kitap
ISBN:
9786258498349
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Mart 2026 13:49
Sürgün Bilgi çok sevdiğim bir arkadaşım ısrarla okumam için önermişti yıllar önce. Ben daha çok Rollo May ve Irvin D. Yalom okumayı seviyorum. Ama çocukluk travmaları da er ya da geç yüzleşilmesi gereken bir durum. Alice Miller'ın diğer kitaplarını da fırsat bulursam okuyacağım. Kitapta ilgiçi çekici birçok farklı hikaye var. Muhtemelen anlatılan vakalardan birçoğuyla kendi çocukluğumuza bağ kuracağızdır. Her geçen gün çocuk olmanın ve ebeveyn olmanın doğası ve kuralları değişiyor. Eskiden doğal karşılanan şeyler artık bir suç, istismar veya hata olarak görülebiliyor. Kitapta dikkatimi çeken birkaç konu oldu. Çocukların cinsel yoldan istismar edilmesi, annelerin aşırı koruyucu davranışları ve babaların ilgisizliği... Çocukken hatırlamadığımız bazı anılar yıllar içinde su yüzüne çıkabiliyor. Kitapta çok güzel bir örnek var. "Çocuklar sevgiye ihtiyaç duyabilir, cinsel dürtülerini fark edemediği ve kontrol edemediği dönemler olabilir. Bunları yönetmek veya dizginlemek zorunda değiller. Yetişkinler bu durumdan faydalanıp çocukları cinsel olarak istismar etmemeli." Maalesef çocukların cinsel yoldan istismar edilmeleri geçmişten bugüne çok yaygın bir durum. En güvendiğiniz insanlar bile size bunu yapabiliyor. Bazen bunu masumane bile bulabiliyorlar. Eskiden eğer bu istismarı yapan kişi baba ya da evi geçindiren kişi ise genel olarak kol kırılır yen içinde kalır mantığı işliyor. Çünkü yuva dağılmasın, evin geçimi zora girmesin diye bu durumlar görmezden gelinirdi. Ya da hatayı ve kabahati çocukta ararlardı. Kitap eski bir olmasına rağmen temelde hepimizin anlayabileceği, empati kurabileceği ve geçerliliği bugün de devam eden argümanlara sahip. Ben bir erkek çocuğu olarak babamın ilgisizliği, ciddiliği ve sevgisini gösterememesiyle büyüdüm. Ayaklarım yere sağlam bassın diye bana hiç çocuk
Psikoloji
Sürgün BilgiAlice Miller · Profil Kitap · 202282 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2025 26. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 22 Eylül 2025 16:12
Bu kitabı bir oturuşta bitirdim. Çünkü hem dili hem de anlattıkları beni derinden sarstı. Çocukken bastırdığımız öfkenin, sevgisizliğin, kırgınlıkların aslında hiçbir yere gitmediğini sadece sürgüne gönderildiğini anlatıyor Miller. Ve bu sürgün bilgi, yetişkinliğimizde davranışlarımıza ve ilişkilerimize sızıyor. Okurken bazı yerlerde zorlandım, içim acıdı. Ama aynı zamanda çok şey fark ettim: Geçmişi yok saymak bizi iyileştirmiyor, sadece daha da ağırlaştırıyor. İyileşmenin tek yolu,geçmişimizle yüzleşmekten geçiyor. Bitirdiğimde kendime dair daha fazla şey gördüm, daha fazla şey anladım. Ağır ama bir o kadar da özgürleştirici bir kitap
Alıntı
Sürgün BilgiAlice Miller · Profil Kitap · 202282 okunma
7/10
·176 syf.··
2026 13. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2026 10:55
Alice Miller Sürgün Bilgi eseri, geleneksel psikoloji ekollerine ve toplumsal tabulara karşı yazılmış sarsıcı bir başkaldırı niteliğindedir. Miller bu kitabında, çocuklukta maruz kalınan travmaların neden unutulduğunu değil, neden bilinçli bir şekilde zihinden "sürgün edildiğini" derinlemesine inceler. Yazara göre çocuk, hayatta kalabilmek ve ebeveynine olan bağlılığını sürdürebilmek için uğradığı haksızlığı, şiddeti veya ihmali yok saymak zorundadır. Ancak bu yok sayış, bilginin yok olması demek değildir; aksine bu ağır gerçekler bedene ve bilinçaltına sürgün edilerek yetişkinlikte depresyon, kronik hastalıklar veya açıklanamayan öfke nöbetleri olarak geri döner. Kitabın en özgün ve sert yanlarından biri, "Kara Pedagoji" olarak adlandırdığı eğitim ve yetiştirme tarzına yönelik eleştirisidir. Miller, toplumun "çocuğun iyiliği için" uyguladığı her türlü baskının, aslında çocuğun özgün benliğini yok eden bir saldırı olduğunu savunur. Bu noktada dinlerin ve geleneklerin dayattığı ebeveyni koşulsuz onurlandırma kuralını, travmanın iyileşmesini engelleyen en büyük engel olarak görür. Miller’a göre, bir insan çocukken kendisine yapılan yanlışı haksızlık olarak adlandırmadığı ve ebeveynine duyduğu haklı öfkeyi yaşamadığı sürece gerçek anlamda özgürleşemez. Popüler terapilerin sunduğu "hemen affetme" telkinini ise, sürgün edilen bilgiyi tekrar bastıran tehlikeli bir tuzak olarak nitelendirir. Miller incelemesinde, bu bireysel trajedi ile toplumsal şiddet arasında da kopmaz bir bağ kurar. Kendi acısını tanımayan ve çocukluk gerçeğini sürgün eden bir ebeveynin, aynı şiddeti "eğitim" adı altında kendi çocuklarına uygularken hiçbir suçluluk duymayacağını çarpıcı bir nesnellikle ortaya koyar. Bu döngünün kırılabilmesi için ise "Aydınlanmış Tanık" kavramını önerir yani kişinin acısını
Sürgün BilgiAlice Miller · Profil Kitap · 202282 okunma
Bilmenin nimeti ve laneti
8/10
·176 syf.··
2023 22. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2023 01:16
Yazarın başka kitaplarını daha evvel okumuştum. O yüzden kolay bir okuma olmayacağını biliyordum. İnsanın bilinçdışında bildiği halde görüp hissedemediği gerçekliklerin, bilinç düzeyinde algılanmasının nasıl sonuçları olabileceğini göstermiş oldu bu kitap bana. Ebeveynlerin sorgulanamaz/ yargılanamaz olduğu bi dünyada ihmale ya da istismara uğramış olan çocukların neler hissedip yapabileceğini de daha iyi anlamış oldum. Bu tarz kitapları okumayı sürdürmek zordur ama karşılığını mutlaka alır okuyucu. Evlat ve ebeveyn olan herkesin okumasını isterim. Eleştirilebilir yanları olsa bile bahsettiği gerçeklikler açısından bu kitap hem takdire hem tavsiyeye şayan benim gözümde.
Sürgün BilgiAlice Miller · Profil Kitap · 202282 okunma
9/10
·176 syf.·
2025 373. kitabı
Miller, süregelen Freudyenci psikanalistçilerin, terapistçilerin aksine çocuklukta istismarın çocuğun hayal gücünün fantezisi olmadığı, çocuklukta bastırılan öfke vb. duyguların yaşamın illeri ki evrelerinde insan hayatında patlak vereceğini ve böylelikle nesiller arası aktarımın olacağını, ebeveyn rolü idealize edilmeden bundaki suçunu açığa çıkarmak istemiş. Keza buna hak vermeyenlerin çocuklukta ihmal edilen yetişkinler olacağını eklemiş. Ebeveynler asla idealize edilmemelidir, suçsuzlarmış gibi algılanmamalıdır ona göre. Ebeveynlerin çocukluk evresinde ihmal ve istismardaki rolünün yadsınamayacak kadar açık bir gerçek olduğunu ve tüm dünyanın buna yıllardır süregelen terapi anlayışlarının aksine savunuyor, zira insanlığın alenen açık bir gerçeğe kör olmaması gerektiğine dikkat çekiyor. Nedenini anlamadığım bir şekilde okurken takıldım, bu yüzden puan kırdım. Dili basitti ve ince bir kitaptı. Okunmaya değer bir kitap. Miller'in görüşü gözardı edilen bir gerçek ve günümüzde de gerek dini, toplumsal açıdan da kaynaklı terapi verenlerin genel anlayışını ortaya koyuyor. Hep bir anne babaya kutsallık atfetme var. Benim için kutsal değiller açıkcası. Herkes sınırını bildiği oranda saygıyı hak eder ki doğru olanın da bu olması gerekir zannımca. Sürekli çocuk rolündekine aileyi affetme ve kusuru kendinde aramaya yönlendirme var. Genel anlayış bu şekildedir ve bu çok yanlış; insanların kendilerine yönelik farkındalığına ket vurup kendisinden nefret etmesine ve varlığını suç olarak görmesine sebeb oluyor. Çocukluktan gelen bu baskılanmış duygular çocuğun zaten içindeki utanç, suçluluk, kendine ve çevreye yönelik yıkıcı eğilimlerini körükleyerek adeta dünyayı zalimleşmiş, ihmalci, istismarcı ebeveyn bireylerle doldurarak nesillerin felaketini getirmekte...Döngüyü kırmak
Sürgün BilgiAlice Miller · Profil Kitap · 202282 okunma

Yazar Hakkında

Alice MillerYazar · 18 kitap
Alice Miller, asıl adıyla Alicja Englard, Polonya - İsviçreli bir psikolog, psikanalist ve Yahudi kökenli bir filozoftur. Ebeveyn kaynaklı çocuk istismarı üzerine yazdığı birçok dile çevrilmiş kitaplarıyla bilinir. Aynı zamanda tanınmış bir halk entelektüelidir. Yetenekli Çocuğun Dramı adlı kitabı büyük bir sansasyon yaratmıştır ve 1981'de İngilizce yayımlanmasının ardından uluslararası çok satanlar arasına girmiştir. Çocuk istismarının sonuçlarına ilişkin görüşleri oldukça etkili olmuştur. Kitaplarında, kara eğitime benzemekle suçlayarak psikanalizden ayrılmıştır. Aralarında Türkçenin de bulunduğu yirmiden fazla dile çevrilen eserlerinin en tanınmışları şunlardır: - Das Drama des begabten Kindes, 1979; - Am Anfang war Erziehung, 1980; - Du sollst nicht merken, 1981; - Der gemiedene Schlüssel, 1988; - Das verbannte Wissen, 1988.