Merve

Merve
Öğretmen
2 Ağustos
37 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı
Dışarda , dünya uğulduyor ya da uyukluyor, savaşlar patlak veriyor, insanlar yaşayıp ölüyor, uluslar yok oluyor, bir süre sonra batacak başka uluslar doğuyor. Bütün bu gürültü ve öfke içinde, bu taşkınlar ve bu çatlamalar içinde, dünya yol alıyor, tutuşuyor, parçalanıyor ve yeniden doğuyor; insan yaşamı ise çırpınıp duruyor. O halde bir fincan çay içelim
Sayfa 77·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!

Merve

, bir kitap okudu
Puan vermedi·304 syf.·
2021 22. kitabı
Muriel Barbery
7.9/10 · 9,8bin okunma
Tepelerde, akkavakların serin gölgesinde oturup uzak tarlaların, çayırların huzurunu ve dinginliğini paylaşın; sonra kalbiniz şöyle desin usulca: Tanrı mantıkta soluklanıyor. Fırtına kopup rüzgar kudretiyle sarstığında ormanı, gök gürültüsü ve şimşekler hükmünü ilan ettiğinde göklerin, kalbiniz şöyle desin huşu içinde, Tanrı tutku ile yükseliyor. Siz de bir soluksunuz Tanrı’nın gök kubbesinde, bir yapraksınız ormanında; siz de soluklanmalısınız mantıkta, tıpkı yükseldiğiniz gibi tutku ile.
Sayfa 42·Kitabı okudu
Gökyüzünü öpmek isterdim Ömür hanım, gözlerimle değil dudaklarımla. Yoruldum bulutları kirpiklerimde taşı- maktan. Delilik mi dedin? Kim bilir...Belki de yerde sü- rünmenin bir tepkisidir bu, ya da ne bileyim bilinçsiz bir aykırı olmak duygusu. Gökyüzü de olmak isteyebilirdim değil mi? Kim ne diyebilir ki? Kimseler görmedi Ömür hanım, bu dünyadan ben geçtim. İçimde umudun kırk kilitli sandıkları, elimde bir avuç düş ölüsü yüreğim -içinde senin ve benim ağırlığım- benim olmayan bir garip gülümsemeyle yüzümde, incelik adına, ben geçtim...Yerini bulmamış bir içtenlik, yanılmış bir saygı ve bir hüzün eğrisi olarak ilişkilerin gergefinde, ördüm ömrümün dokusunu ilmek ilmek. Beni cam kı- rıklarıyla anımsasın insanlar, savrulan bir yaprak hüznü ve dağınıklığı ile... Yükümü yanlış bedestanlara çözdüm. Ezilmiş bir gül hüznü var yüreğimde. Saatlerce dayak yemiş bir sanığın çözülmesi içindeyim. Ürperiyorum. Bir at kestanesi durmadan yaprak döküyor yalnızlığın so- kaklarında, örtüyor ömrümün ilk yazını. İçimde bir çocuk, yalın ayak koşuyor yaşlılığa doğru, binlerce kez yenilmiş umut ölülerini çiğneyerek. Sahi yaşlılık, derin bir iç çekiş, yanılmış bir çocukluk olmasın Ömür hanım?