Serenad, Zülfü Livaneli'nin 2011 yılında kaleme aldığı içerisinde birçok tarihsel olaya yer verdiği; bununla birlikte kurgusal olayların da var olduğu romanıdır. Dili; basit denebilecek kadar sade ve anlaşılır. Bu yönüyle her kesimden okuyucuya hitap edebilecek bir eser. Öğretici bir üslup benimseyen yazar, betimlemeleri ve mekan tasvirlerini, karakterlerin yaşadığı duygu durumlarını; detaylı sayılabilecek şekilde okura yansıtmış. Ama bu durum eserin sürükleyiciliğini etkilememiş.
Olayları 36 yaşında İstanbul Üniversitesi Halkla İlişkiler uzmanı olan Maya'nın ağzından anlatan yazar, bir kadının yaşayabileceği duygu durumlarını, ruh halini, hayatta var olma çabasını ustaca anlatmış.
Roman işi gereği üniversiteye gelen misafirleri ağırlayan Maya'nın misafir olarak gelen hukuk profesörü Maximillian Wagner'in hayatına girmesi ve yaşadığı hayatın seyrinin değişmesiyle başından geçen olayları okuyoruz.
Gerçek bir olay olan; 1942'de Karadeniz'de batan Yahudi mültecileri taşıyan "Struma Gemisi" olayı çerçevesinde dünyada bulunan toplumsal sorunlara değinilmiş.
Bunun yanında; İkinci Dünya Savaşı'nda yaşanan olaylara, Balkan harbine, Mavi Alaya, Anadolu'daki Ermeni Techirine, İkinci Dünya Savaşı'nda Türkiye'ye gelen bilim adamlarına, Kırım Türklerin İkinci Dünya Savaşı'nda oynadıkları roller gibi gerçekten yaşamış olaylara değinilmiş.
Tüm bu olaylar çerçevesinde eserin anlatıcısı konumunda olan Maya Duran'ın kendi ailesinde kimliği ve aidiyeti nedeniyle sorunlar yaşayan aile üyelerinin var olduğunu öğrenmesi üzerine bu konulara olan farkındalığının artmasıyla birlikte çeşitli araştırmalarda bulunmasıyla devam eden eserde Doğu Edebiyatında çok rastlanan hem kitabımı bir parçası olan hem de bağımsız olarak okunabilen bölüm olan, kişi; yer ve zaman olarak kurgu olan ama