Tek bir satırlık bu cümlenin verdiği acıyı, çocukluğu acı dolu anılarla geçmiş olanlar derinden anlayabilir. Doğup büyüdüğümüz çevreyi seçemeyebiliriz; fakat evleneceğimiz insanı seçme hakkına sahibiz. Bizden sonraki neslin daha güzel bir geleceğe sahip olması da bir bakıma doğru eş seçimlerine bağlı. Çünkü sağlıklı evlilikler, sağlıklı nesilleri beraberinde getirir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Her köylü aynıdır.” diyemeyiz belki ama kendi kütüğümün olduğu köyün genel zihniyet yapısının hiç de normal olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim. Karne gününün yaklaştığı zamanlarda köy diye can atan arkadaşlarımı görünce imrenirdim çünkü ben kendi köyümden nefret ederdim. Gerek psikolojik gerek fiziksel anlamda şiddete maruz kalan kadınların olduğu halk benim için sevilmeye değer değildi çünkü ❗️
sıla
@bnsilaa
·
Köylüleri niçin öldürmeliyiz?
Çünkü onlar kadınlarını döverler
Seslerinin tonu yumuşak değildir.
Dışarda ezildikçe içerde zulüm kesilirler.
Gazete okumaz ve haksızlığa
Ancak kendileri uğrarlarsa karşı çıkarlar.
Bu kesitte hayat gayemizin amacına dair mesaj vermiş Jules Payot. “Özgürlük” denilen şey, hayatımızı her anlamda dilediğimiz gibi yaşamak olarak kastedildi çoğu zaman. Sadece bir kez geldiğimiz hayatı dilediğimiz gibi yaşamak, nefsimizin esiri olmaktan başka bir şey değildi oysaki. Asıl özgürlük, fıtratımıza/özümüze uygun yaşamaktı. Çünkü insan elbette bir şeyin esiriydi, elbette bir şeyin kölesiydi zaten… Ama neyin, ama kimin?Nefsimizin esiri olarak değil, özümüzü kontrol ederek hakiki manada râbbimize esir olan kullardan olabilme çabasına girerek GERÇEK ÖZGÜRLÜĞE ulaşabilenlerden olabilmemiz duasıyla… 🕊️ Sevgiler… 🌿
Evin
@eevinn_kaya
·
Kuşkusuz, özgürlükten kastedilen şey, 'özün kontrol edilebilmesi'dir.