Kitapta İstanbul'a zarar veren insanların öldürülüp İstanbul için önemli mekanlara bırakılmasıyla gerçekleşen ilginç cinayetler anlatılıyor. Bu cinayetler aslında bizlere şehrin geçmişini öğretir nitelikte. Byzantium olarak tarih sahnesine ilk adımını atan şehrin İstanbul'a dönüşene kadar geçirdiği değişim ve bu süreçteki bazı hükümdarlar siz kitabı okurken size eşlik ediyor. Yazar bir taraftan da aşkı daha doğrusu aşk acısını kitaba öyle işlemiş ki karakterlere zaman zaman misafir olan hayaletleri ve yaşadıkları aşk acısını hissedebiliyorsunuz.
Cinayetle başlayan tarihle ilerleyen aşkı çok güzel işleyen bir roman. Tarih profesörü Müştak Serhazin 21 yıl önce kendisini terk eden sevgilisinden bir yemek daveti alır. Bu davet unutamadığı eski sevgilisinden yıllar sonra aldığı ilk haberdir. Yemek öncesi Müştak'ın psikojenik füg hastalığı nükseder ve kendisini Nüzhet'in evinin önünde bulduğunda önceki birkaç saat ne yaptığını hatırlamıyordur. Nüzhet'in evine girdiğinde ise yıllardır delicesine aşık olduğu kadının kendi hediye ettiği mektup açacağıyla öldürüldüğünü görür. Peki katil Müştak mı? Nüzhet'in gizlice yürüttüğü araştırma ne hakkında? Fatih Sultan Mehmet'in taht mücadelesinde karşılaştığı zorluklar neydi? Eşsiz bir aşk hikayesinden İstanbul'un fetih günlerine uzanan bir hikaye. Eğer tarihten hoşlanıyorsanız ve yer yer değinilen psikoloji sizi sıkmazsa gerçekten çok zevkle okunacak bir kitap. Ancak tarihten hoşlanmayan biriyseniz sizi gerçekten zorlayacak sayfalar bulunuyor.