HANİFE HANIM'IN İSTANBUL MACERALARI
MAHMUT YESARİ
Kalender-meşrep bir mizaca sahip, kısa ömründe sıkıntılar çekmiş Mahmut Yesari çilesini çektiği Bab-ı Ali başta olmak üzere canım İstanbul'un her köşesini dolaşmıştır.
Geçen asrın İstanbul'un da (İstanbul'un en sevdiğim zamanlarıdır) farklı sosyal-ekonomik koşullarda yaşayan halkın kullandığı dili, yaşadığı hayatı ve beklentilerini akıcı anlaşılır bir üslupla kaleme almıştır.
Bu eserde cumhuriyetin ilanı sonrasında İstanbul'daki sosyal hayatın değişimi, dönüşümü, inkılaplardan ve modernlikten halkın anladığı ya da anlayamadığı yönleri, dönemin kültür-sanat adamları ve antika tipleri üzerinden Fatih/Çarşambalı Hanife Hanım'ın gözünden komik unsurlarla destekleyerek anlatmıştır. Çarşambalı Hanife Hanım yazarın o küçükken evlerini ziyaret ettiği tanıdığı simalardan biridir.
1930'lu yılların İstanbul'un da sosyal hayatı tanımak isteyen yaşlı, cahil bir kadın olan Hanife Hanım'ın İstanbul'u semt semt, mekan mekan gezerek karşılaştığı tiplerle olan eğlenceli sohbetleri, yaşadığı olaylar, kimi zaman sinema salonunda, kimi zaman boks maçında, kimi zaman yılbaşı partisinde kimi zaman Güzel Sanatlar Akademi'sinde, kimi zaman stadyumda cereyan eder.
Bu modern zamanların insanlarını, olaylarını Hanife Hanım anlayamaz. Ona çok garip ve yabancıdır bu durum. Sinema perdesinde bir kadının elini öptürmesi, boks müsabakasında insanların birbirini yumruklaması, düğüne katılabilmek için kapıda davetiye vermesi gerekmesi, karşılaştığı eski mahallesinden insanların modernleşme adına büründüğü kişilik kendisini tanımamazlıktan gelmesi onu hayrete düşürür.
Nevi şahsına münhasır Hanife Hanım maceralarında İbrahim Çallı, Neyzen Tevfik, Şükûfe Nihal, Osman Cemal Kaygılı, Burhan Cahit Morkaya, Bedia Muvahhid gibi isimlerle aaa tabii bir de