bir göğüs, başımı yaslamaya
bir etek, gözyaşı dökmeye
âh ey aşk acısı nedir bilmeyen
kıskanıyorum, seni de gönlünü de
yere atıp kırıyorsun sonunda
umudun sıçrasını
öylesine mağrursun ki
söndürüyorsun gönüldeki sonsuz alazı
Platon'un bize özet olacak çarpıcı bir öğüdü var:
Bu yolu hakkınca yürümek isteyen biri gençliğinde güzel biçimleri ziyaret ederek başlamalı; eğer ilk başta eğitmeni tarafından, yolu ona bu güzel biçimlerden sadece birini sevecek şekilde doğru olarak gösterilirse, bu tek sevilenden doğru ve güzel düşünceler yaratacaktır; ve sonra, o tek olanın biçiminin güzelliğinin bir diğerinin güzelliğine benzer olduğunu ve her biçimdeki güzelliğin tek ve aynı olduğunu kendi kendine algılayacaktır.
Evrenin yaratılışında olduğu gibi, düzen düzensizlikten, biçim kaostan doğup geliyor. Coşku duygusu, ne kadar hafif olursa olsun, bu yolla varlığa katılımımızdan kaynaklanıyor. Paradoks şu ki, aynı anda sınırlarımızı da daha canlı yaşıyoruz.