Hepimiz suyun içindeyiz. Hayat, gerçekten de suyun ortasında olmaya benziyor. Suyla savaşırsanız, su düşmanlaşır ve sizi içine çeker. Suyun üzerinde durmasını hatta yüzmesini öğrenmek, ancak suyla dostlaşarak mümkün. Su, onu dost olarak gördüğümüzde bizi kaldırır, ilerlememize yardımcı olan hareketi sağlar.
Köle olduğunuz kişi çocuğunuz bile olsa, bu kölelik hiçbir açıdan “çocuğunuz için iyilik” değildir. Uğruna hayatınızı feda ettiğiniz eşinize ve çocuğunuza, feda edilmiş hayatınızın bedelini çocuğunuzun kendi hayatıyla ödetmek istersiniz eninde sonunda.
Herhangi bir şeyin üstünü güçlü bir şekilde bir kapakla kapatır gibi örtmeye çalıştığımızda bu kapak ne kadar ağır olursa olsun o şeyin de tepkisi bizim uyguladığımız baskı oranında artacak, uyguladığımız güçle birlikte üzerimize gelecektir.
Memleketimizin kadın ve erkeklerini, biri diğerini sürükleyen ve taşıyan değil, el ele ve aynı tempoda yürüyen iki mahluk olarak göreceğimiz günün uzak olmamasını dilerim.