8/10
·155 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 00:19
Kız kardeşinden hariç tüm akrabalarını toplama kampında kaybetmiş bir yazarın yaşam hikayesi ve bu yaşamdan çıkardığı dersler neticesinde edindiği hayat felsefesini aktardığı ve adına logoterapi dediği çözüm süreçlerini anlattığı bir kitap. İnsanın en zor şartlara dayanabilmesi için; hayatına, geleceğe bir anlam yüklemesi gerektiğini vuruluyor ve bunu bir metot olarak legoterapi adıyla uyguluyor. "Logoterapi, tekniğini korkunun korkulan şeyi getirdiği ve aşırı niyetin de insanın arzu ettiği şeye kavuşmasını imkansız kıldığı yönündeki iki taraflı olguya dayandıran -tezat niyet- de temellendirir." Akıcı ve içerdiği bilgiler ufuk açıcı.. İyi okumalar..
Duygu ve Düşünce
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,4bin okunma
Kitaba Dair.
9/10
·144 syf.··
2026 10. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 00:00
Bismillahirrahmanirrahim. “Yeni Nesil Gençliğe” adlı kitabın yazarı Ahmet El-Seyyid, önceki kitaplarından farklı olarak bu eserinde daha farklı metot ve uslu takip etmektedir. Eser, kendisini “yeni nesil” olarak niteleyen bir gencin yazara gönderdiği duygu yüklü bir mektuba binaen verilen cevaplardan oluşmaktadır. Mektubu yazan genç; , kendisini “yeni nesil” olarak tanımlayarak günümüz gençliğinin büyük ölçüde boş eğlencelerle meşgul olduğunu, dinî ve ilmî açıdan zayıf kaldığını ifade buna bağlı olarak hayatında da odaklanma, disiplin, kimlik ve örnek model bulma gibi sorunlar yaşadığını; yalnızlık, anlamsızlık ve pasiflik hissiyle mücadele ettiğini anlatmaktadır. Bu karmaşa içinde kendini tanıma, geleceğini belirleme, ilim ve hayaller arasında denge kurma ve azim kazanma istediğini lakin çözümsüz olarak kendisini yalnızlığa terk ettiğini bildirmektedir. Yazarımız ise bu mektuba karşılık olarak; modern çağın yalnızlık, karamsarlık, başıboşluk, vurdumduymazlık ve başarısızlık korkusu içerisinde kaybolan gençliğine dönük bölüm bölüm cevaplar vermektedir. Verdiği cevaplar yalnızca teorik bilgilerden ibaret olmayıp, genç okuyucunun his dünyasına dokunan, ona ferahlık veren ve yeniden umut kazandırmayı hedefleyen bir üslupla kaleme alınmıştır. Eserde ele alınan meseleler sadece ilmî tartışmalar şeklinde sunulmamış; aksine aynı sıkıntıları yaşayan, kendinden bu satırlarda bir parça bulan gençlere bir yol ve ufuk olması amacının hissetmekteyiz. Yazar konuları başlıklar ve bölümler hâlinde detaylı şekilde açıklarken, okuyucuyu düşünmeye, kendisini sorgulamaya ve yeniden ayağa kalkmaya sevk etmektedir. Bu yönüyle eser, yalnızca okunup bitirilecek bir kitap değil; modern çağın karmaşası içerisinde yönünü kaybetmiş gençler ve davetçiler için manevi
Yeni Nesil GençliğeAhmed es-Seyyid · İdrak Yayınları · 2020369 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Seküler Milliyetçilik ve zihinsel dönüşüm
Puan vermedi·160 syf.·
2026 4. kitabı
Seküler Milliyetçilik, Türk milli kimliğini dini referanslarla değil, "rasyonel metot"larıyla açıklamaya çalışan bir ideoloji. Esasen Bahadırhan'ın fikirleri dine karşı değil ama dinin dostu da değil sadece hayatın dini kurallara göre belirlenmesini isteyenlerden hazzetmiyor ve haklı da. Milli kimliği dil, tarih, ortak kültür ve vatandaşlık bağı gibi dünyaya has değerler üzerine inşa eden bir siyasi ve toplumsal akımın kurgulayıcısı bir fikir olan seküler milliyetçilik, İslamın her alanda söz sahibi olan belirleyiciliğine şüpheyle yaklaşıyor. Hatta şunu söyleyebilirim Necip Fazıl'ın Cumhuriyet elitine karşı açtığı cephenin tam karşısında konumlanıyor Bahadırhan, bilirsiniz Necip Fazıl'ın şöyle bir şiiri var; "Ne put adam, ne ham yobaz, ne bozkurt; Yeni nizam, yeni insan, yeni yurt." Bu Necip Fazıl'ın çok önce deklare ettiği gibi işaret fişeği idi, nitekim "Ah, küçük hokkabazlık, sefil aynalı dolap; Bir şapka, bir eldiven, bir maymun ve inkılap." sözü de küçük teferruatlarla aynı kapıya çıkar. Put Adam tabiri Necip Fazıl literatüründe Mustafa Kemal ve Kemalizm'e karşılık gelirken, aynı adı yayınlatamadığı için Arap bir kişiye Türkiye'nin yeni nizamını Arap ülkelerine olumsuz propaganda eden kitabı da taşıyordu. Bahadırhan seküler milliyetçiliğin mucidi olmasa bile isim babası sayılabilir çünkü bu akımı böyle sistematik bir şekilde ele alan olmadı. Bahadırhan kısa yoldan "Türk-İslam Sentezi"ni yok etmek istiyor gibi görünüyor. Aslında Türk-İslam sentezi de bu karşı koyuş karşısında aciz ve çürük görünüyor... Zira Türk-İslam sentezi denilen fikir akımı adından da sorunlu olduğunu belli eder, sentez için tez ve anti-tez çarpışır, zıtlıkta bir ara yol, yeni form bulunur. Oysa ne Türk İslam'ın tezi, ne de İslam Türk'ün anti-tezidir. Necip Fazıl, Cumhuriyet inkılabını
Seküler Milliyetçilik 2: 21.Yüzyılda Türk Milliyetçiliğinin PratiğiM. Bahadırhan Dinçaslan · Liberus · 202455 okunma
10/10
·200 syf.·
2026 7. kitabı
Tarihe ilgim olmasına rağmen Cumhuriyet tarihi okumayı hiç sevmiyorum. Sebebi ise hem barındırdığı kasvetli hava hem de sağlamlığına pek güvenemeyişimiz. Fakat Melikşah hocanın bu eserini lezzet alarak okudum. İçerisinde yakın tarihimize dair 18 mesele hakkında yazdığı yazılar var. Bu yazılar, başlıklarını açıklasa bile belli bir metot ve şuur kazandırıyor ek olarak. Kaynaklandırma olsun, içeriğin özgünlük ve kalitesi olsun okurken kafanıza hep "ne büyük bir emek harcanmış" dedirtmeden durmayacak. Her yazıyı okurken içinize çöken bir olumsuz hava da olacak onu söyleyeyim. Çünkü biz bu meseleleri okurken bile rahatsız oluyoruz ama bu ülke bu garabetleri, zulümleri bizzat yıllarca yaşadı ve hala yaşamaya devam ediyor. O açıdan bu eserin çok cesurca bir girişim olduğunu, adının hakkını verdiğini kabul edelim. Mayınlı bir arazide yürümek zaten ölümle burun buruna olmak demek iken bir de bunun üstüne karanlığın/gecenin sağladığı belirsizlik ve ayırt edemezlik eklenince en iyisinin hareketsiz kalmak olduğunu ama hareketsiz kalmanın da mesuliyet gerektiğini fark edeceksiniz.
Mayınlı Arazide Gece YürüyüşüMelikşah Sezen · Şamil Yayınları İstanbul · 202463 okunma
Puan vermedi·95 syf.··
2026 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 00:00
"Erken yaşlarınızda Övünç kaynağınız olan şey bir süre sonra varlığınızı kıstıran altında ezilmeye başladınız bir yük olmaya başlıyor Mardin'de İsmail Mungan'ın oğlu olmaktan ancak Türkiye'nin Murathan Mungan'ı olarak kurtulabilirdim. O gün o meydanda gizlice selamlayarak üzerime aldığım alkışları ancak böyle hak edebilirdim kendi gözümde. Babamdan çaldığım alkışların geri dediğimi sanıyorum." ... Murathan mungan'ın Mardin'de geçen çocukluğunu çocukluk anılarını sımsıcak bir dille anlatıyor kendi deyimiyle Bu kitap "Harita Metot Defteri" kitabının kardeşidir. En çok babasıyla olan anlarını içermektedir babasının gölgesinde kaldığını hep İsmail mungan'ın oğlu olarak anıldığını düşünür. Kitapta anlattıkları bütünüyle yaşamından alınmadır. Yazardan bırakan çocukluk anıları, yaşadıklarının üzerinde nasıl bir etkisi olduğunun belgesi. İlk kitabı "Cenk Hikayeleri" 1983'te bitirmiş fakat öncedinde uzun bir süre yayınevlerinden red cevabı alması ve kitabını yayınlamadan babasının hastalanıp günlerce hastanede yatması... 'Cenk Hikayeleri'ni babasına ithaf etmiştir. Kitap yayinlamadan babası vefat eder. M.Mungan çocukluk anılarında en çok babasının etkisi vardır. Sımsıcak bir çocukluk hikayesi
Edebiyat
Paranın CinleriMurathan Mungan · Metis Yayınları · 20221,736 okunma
Yeni Rusya intibaları
9/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
Falih Rıfkı'nın "Çankaya"'da üzerinde özellikle durduğu önemli bir problem vardır: eğitim ve eğitim aracılığıyla inkılabın sindirilmesi Bu Çankaya'dan iki alıntıyla gösterilebilir: "Ben Rusya'ya gidip geldikçe daha kestirme daha çabuk vardırıcı halk ve genclik eğitimi metotları olduğunu yekili arkadaşlarıma anlatamıyordum. Biz asrımızın teknik ve metot mucizelerini kavrayamıyorduk." s.462 "Atatürk devrinin zaafları, Atatürk'ten sonraki demokrasiye geçiş devrinde belirmiştir. Başlıca zaaf, eğitim yolu ile devrimlerin ve yeni düzenin halk yığınlarına sindirilememiş olmasıdır. Atatürk devrine tek parti devri diyoruz: Bu bir karma parti idi. Disiplini devrimlerimize inanıştan doğmuyordu. Bilakis Atatürk devrinin zaafı, devrimci bir tek parti rejimi olmamasıdır." s.515 Yeni Rusya Falih Rıfkı'nın dönemin Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras'ın da bulunduğu bir heyet ile Sovyetlerdeki gezisine ait mektuplarının kendisi tarafından birleştirilip kitaplaştırılmasıdır. Falih Rıfkı kitap boyunca Sovyetler'deki anılarıyla beraber dönemin toplumunun bir resmini çizer ve Bolşeviklerin yeni düzeni nasıl tesis ettiğine, devamlılığını nasıl sağladığına ve bunlardan alınması gereken derslere değinir. Bunlar arasında Sovyetlerin yeni düzende bilim insanlarının daha çok değer gördüğü, cinsiyet eşitliğinin ve kadınların özgürleştirildiği, ideolojik çerçeve içinde eğitim her yere ulaştırılmaya çalışıldığı ve mektupla eğitimin olup Türkiye'de de benzeri yapıldığında çok fayda görülebileceği, ideolojik propaganda için devletin her şeyi seferber ettiği ve devrimi empoze etmek için sanatı, müziği, kitabı, radyoyu, sinemayı yani bilfiil tüm vasıtaları kullandığını yazar. Bunlarla birlikte Türkiye'de CHP'nin kadrolarının devrimci değil fırsatçı ve menfaatçi olduğunu ve devrimci bir kadroya
Tarih
Yeni RusyaFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 20256 okunma