9/10
·112 syf.··
2026 33. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 23:49
Bence Yabancı, Albert Camus'nun insanın toplumun beklentileriyle kendi gerçek duyguları arasındaki çatışmayı en sade ama en etkili şekilde anlattığı eserlerden biri. Meursault'nun olaylara karşı kayıtsız görünmesi bana, insanların farklı olanı anlamakta ne kadar zorlandığını düşündürdü. Kitap kısa olmasına rağmen özgürlük, yalnızlık ve hayatın anlamı üzerine uzun süre düşündüren bir eserdi.
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,2bin okunma
7/10
·110 syf.·
Beğendi
İnsanların həyatı ciddi qəbul etdiyi, seçimlərini diqqətlə ölçüb-biçdiyi bir dünyada Meursault kimi bir obrazın anlaşılmazlığı həm romanda, həm də oxucular arasında dərin suallar yaradır. İnsanı dəyərli edən həqiqətən onun hissləri və seçimləridirmi?
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,2bin okunma
Reklam
8/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 00:00
Albert Camus & Yabancı "İnsanların adaleti hiçbir şeydi, Tanrı'nınkiyse her şey." Yabancı, Albert Camus'nün en sarsıcı ve üzerine en çok konuşulan romanlarından biridir. Bir insanın varoluşsal yalnızlığını ve toplumun ikiyüzlülüğünü en net şekilde anlatan bu eserde, kahramanımız Meursault hayatın hiçbir derin anlamı olmadığını düşünür. Annesinin ölümüne, aşka ve hatta yaşadığı o büyük olaya karşı gösterdiği tavır mutlak bir tepkisizliktir. ​Toplum; bireylerden belirli kalıplara girmelerini, hissetmedikleri duyguların taklidini yapmalarını, yalan söylemelerini ve olmadıkları kişiler gibi davranmalarını bekler. Kahramanımız ise bunu reddeder; ne yaşıyorsa ve ne hissediyorsa onu olduğu gibi yansıtır. Fakat bu duruşu toplumda kabul görmez. Meursault, sonu ölüm bile olsa kendisi olmaktan vazgeçmez. Onun için insan neyse odur; düşüncelerini, duygularını ve davranışlarını da buna göre, yapaylığa kaçmadan ortaya koymalıdır. ​Kitap temelde üç fikir üzerine döner: Absürt bir hayat, toplumsal ikiyüzlülük ve dürüstlüğün bedeli. Yani toplumun alıştığı düzene uymuyorsan ve yalan söylemiyorsan, sistem tarafından reddedilirsin. ​ Tür bakımından varoluşçu ve modernist bir eser olan Yabancı; bireyin toplum karşısında yalnızlaştırılmasını, herkesle aynı düşünmediği ve davranmadığı için yabancılaştırılmasını anlatır. İnsanın sadece kendisi gibi ve içinden geldiği gibi davranmasının toplumda nasıl karşılıksız kaldığı ve düzenin, kendi kalıplarına uymayan bir adamı nasıl adım adım yabancılaştırdığı tüm çıplaklığıyla gözler önüne serilmiştir. Kitabı sevdim ve tavsiye ederim. Kitapla ve sevgiyle kalın...
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,2bin okunma
Yabancı: Absürdizm,Yabancılaşma ve Bireyin Toplumla Çatışması
8/10
·128 syf.··
2026 31. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 15:30
Bundan yıllar önce Camus’nün Yabancı romanını üniversitede edebiyat ve felsefe dersimizde okuyup üzerine konuşmuş ve incelemeler yazmıştık. Bu seferki okumamda da eser hakkındaki fikirlerim büyük ölçüde değişmediği için kendi incelememi kısaltarak bir kısmının çevirisini buraya bırakıyorum. Başkahraman Meursault, toplumun yerleşik normlarına karşı oldukça kayıtsız bir karakterdir. Hayatı sürekli sorgulamaz; yaşamında meydana gelen olayları olduğu gibi kabul eder. Roman iki bölümden oluşur. İlk bölüm bir ölüm haberiyle başlar. Meursault annesinin öldüğünü öğrenir. Ancak bu haber karşısında büyük bir üzüntü ya da şok yaşamaz. Annesinin cenazesi sırasında kahve içer ve uyumak ister. Daha sonra Marie ile bir ilişkiye başlar ve annesinin cenazesinden hemen sonraki gün onunla sinemaya gider. Meursault’nun bu tavrı, Camus’nün ölüm anlayışıyla ilişkilendirilebilir. Camus’ye göre yaşamın kendisinde önceden verilmiş bir anlam yoktur; ancak bütün bu anlamsızlık içinde kesin olan tek gerçek ölümdür. Ölüm, yaşamın kaçınılmaz ve nihai sonucudur. Bu nedenle insanlar yaşadıkları sürece hayatın güzelliklerini deneyimlemeli ve yaşamlarını değerli kılmalıdırlar. Camus, ölümden sonra bir yaşam olduğuna inanmaz. Ona göre insanın görevi, ölümün kaçınılmazlığı karşısında özgürlük, tutku ve başkaldırıyla yaşamaktır. Bu nedenle Tanrı’ya inanmaz ve evrenin Tanrı tarafından yaratıldığı düşüncesini kabul etmeyi bir tür “felsefi intihar” olarak değerlendirir. Bu bakış açısı doğrultusunda Meursault, annesinin cenazesinde son derece sakin ve duygusuz görünür. Karakter, Camus’nün absürdizm anlayışını yansıtan bir yaşam görüşüne sahiptir. Toplumdaki diğer insanlarla aynı duyguları ve ahlaki değerleri paylaşmaz. Bu nedenle insanlar tarafından soğukkanlı ve duyarsız olarak görülür. Sonuç olarak
Alıntı
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2019137,2bin okunma
10/10
·110 syf.··
2026 20. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 06:12
Yabancı, elime aldığım an beni içine çeken ve ne ara bittiğini anlayamadığım kadar akıcı, bir o kadar da sarsıcı bir deneyimdi. Sayfalar su gibi aktı akmasına ama bazı cümleler vardı ki, orada durup dakikalardan beri aynı satıra baktığımı fark ettim. Kitap bitti, kapağını kapattım ancak Meursault hala zihnimin içinde bir yerlerde yürüyor. Camus, o kadar yalın ve süssüz bir dil kullanmış ki, ilk başta hikayenin derinliğini ıskalayacağınızı sanıyorsunuz. Fakat o sadeliğin altında devasa bir absürdizm (uyumsuzluk) felsefesi yatıyor. Başkahramanımız Meursault; annesinin ölümüne ağlamayan, toplumun ondan beklediği "rolü" oynamayı reddeden, dürüstlüğü yüzünden kelimenin tam anlamıyla "yabancılaşan" bir adam. Kitap boyunca beni en çok vuran şey, Meursault’nun işlediği cinayetten ziyade, toplumun onu "anormallik" ve "hissizlik" üzerinden yargılama biçimi oldu. Toplum, kurallarına uymayanı, onunla birlikte ağlamayanı ve yalan söylemeyeni acımasızca dışlıyor ve yok ediyor. Beni derinden sarsan ve üzerine uzun uzun düşündüren o his: "Herkes bilir ki hayat, yaşanmak zahmetine değmeyen bir şeydir." Meursault’nun bu teslimiyeti mi, yoksa hayata karşı o muazzam kayıtsızlığı mı beni daha çok etkiledi emin değilim. Ama bildiğim bir şey var; bu kitap insanın yüzüne sert bir tokat gibi çarpıyor. Kendi samimiyetimizi, toplumun maskelerini ve yaşamın anlamını sorgulatıyor. Edebiyatın neden bu kadar güçlü bir araç olduğunu bana yeniden hatırlatan, kısa ama ağırlığı çok uzun süre omuzlarımda kalacak muazzam bir başyapıt. Kesinlikle tekrar tekrar okunmalı.
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,2bin okunma
Puan vermedi·110 syf.··
2026 22. kitabı
Annesinin ölümüne, toplumun kutsal saydığı değerlere ve hayatın akışına karşı sergilediği o mutlak kayıtsızlıkla Meursault, modern insanın anlam arayışındaki en sarsıcı yabancılaşmayı simgeliyor. Hikaye boyunca onun hissizliğinden ziyade, toplumun kendi kurduğu o iki yüzlü ahlak ve mantık düzenine uymayan, "cenazede ağlamadı" diye bir insanı idama mahkûm edebilen o kolektif yapaylığı izliyorsunuz. Albert Camus, absürd (saçma) felsefesinin temelini attığı bu kısa ama devasa romanda, hayatın anlamsızlığı karşısında dürüst kalmanın ve sisteme boyun eğmemenin o ağır bedelini gözler önüne seriyor. Son sahnede, giyotine doğru yürürken evrenin o şefkatli kayıtsızlığıyla bütünleşen Meursault’yu okuduğunuzda; özgürlüğün, asıl toplumun bizden beklediği rolleri oynamayı reddettiğimiz an başladığını çok çarpıcı bir netlikle anlıyorsunuz.
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,2bin okunma
Reklam
Reklam