10. yüzyılda türk coğrafyasında bir arap elçisi ve onun gözünden türkler
Puan vermedi·180 syf.··
2024 57. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2024 13:51
okumuş olduğum seyahatname 10. yüzyılın ilk yarısında abbasi halifesi muktedir tarafından itil bulgarlarına elçi olarak gönderilen ibn fadlanın yolculuğu sırasında gördüğü türk kabilelerinin gündelik yaşayışları, dinleri, adetleri, hukukları, devlet yönetimleri... hakkında edindiği bilgilerin, yaptığı gözlemlerin kaleme alınmış halidir. ibn fadlan seyahatnamesine yolculuğu sırasında kendisine eşlik eden, güzergahları üzerinde yer alan türklerle olan konuşmalarını da yazmıştır. ibn fadlanın kaleme aldığı bu türk kabileleri ibn fadlanın yol güzergahı üzerinde yaşayan türk kabileleridir. ibn fadlanın türk ülkesine gitmesine ve haliyle bu seyahatnameyi yazmasına vesile olan olay ise şudur; 10. yüzyılda günümüzdeki kazan şehrinin güneyinde bulunan volga (itil) bulgarlarının hükümdarı olan ilteper almış müslümanlığı kabul eder. bu sırada volga bulgarları yahudi hazar türklerine haraç vermektedirler ve volga bulgarları hazar türklerinin baskısı altındadırlar. ilteper almış bu hazar baskısına karşı abbasi halifesinin desteğini sağlamak ister ve bu amaçla 920/21de abbasi halifesi muktedire bir elçilik heyeti gönderir. ilteper almış halifeden islam dinini öğretecek din adamları, kendisinin bağımsızlığını gösteren saltanat alametleri ve hazarlara karşı yapılacak bir kale için harcanacak para ister. kendisine ulaşan elçilik heyetinin bu isteklerini dinleyen abbasi halifesi bu istekleri yerine getirmek amacıyla volga bulgarları hükümdarı ilteper almışa bir heyet gönderir. işte bu gönderilen heyetin içinde ibn fadlan da vardır. içinde ibn fadlanın da yer aldığı bu heyet 921de bağdattan yola çıkar ve horasan yolu üzerinden kirmanşah, hamedan, save, rey, dameğan, nisabur, serahs, mevr, amul, firebr, beykend şehirlerine uğrar ve sonra buharaya ulaşır. heyet buradan da harezme geçer.
Tarih
İbn Fadlan SeyahatnamesiRamazan Şeşen · Yeditepe Yayınevi · 2015807 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
Beğendi
·
2024 5. kitabı
Köyün en güzel kızıydı Kumru .Aşık olduğu adama kaçınca kanatları kırıldı . Eşinin hapse girmesini fırsat bilerek kaçtı oradan . Karnındaki bebe onun gibi kırılmasın istedi .Kanat koydu adını kendi kırılmışlığına inat .Fakat kurtulamadı eşinin zulmünden .Annesinin intikamını Kanat aldı babasından .İşte o gün en çok horgörüldüğü yer olan sığınma evi ile tanıştı .Kaçtı oradan ama sokaklarda açlık vardı . Arkadaşı Nevzat ile birlikte bir adamın cüzdanını alıp kaçmalarıyla birlikte arkalarında bir ceset ,ellerinde de bir anahtar vardı. Bir taraftan polis, diğer taraftan da anahtarın peşindeki kötü adamlar Kanat ve Nevzat'ın kabusu oldu .Sonrası kovalamaca ve cinayetler ... Onların cinayet işlemediğine inanan komiser Hikmet'in yardımıyla çocuklarda bulunan anahtar öyle kapıları açtı ki inanamayacaksınız .Hem bugüne hem de geçmişe ait hesaplar böylece kapanacaktı Birçok iş adamı ve politikacı hapse girecekti . Soluksuz okuyacağınız bu polisiye macera sizlere vay be dedirtecek cinsten . Kanat ,Başkomiser Hikmet ,Ayarsız ve Mevra ile bir an tanışmanızı istiyorum "Aç bir şehrin dişlileri arasına sıkışmış çocuklarız , Ne e yutabiliyor ne de tükürebiliyor bizi " Seri katil olmak için kaç cinayet işlemek gerekiyordu ? Dört mü? Beş mi? Bu kesinlikle önemli değildi . Korku aklın katilidir. Bazen iki kardeş doğar,iki kardeş o kadar birbirinin ayrısı olur ki kardeş olduğuna kimse inanamaz Aynı Habil ile Kabil gibi
KanatSelçuk Karadağ · Kitap Müptelası Yayınları · 202337 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·226 syf.··
2021 64. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 29 Ekim 2021 22:14
Ursula okumaya karar verdiyseniz önce yerdeniz serisi ile işe başlamalısınız.. Bittiğinde kendinizi burada değil orada görmek için can atacağınıza eminim. Öteki rüzgarda tamircinin neler yapabildiğine şahit oluyoruz. Aynı anda eşlikçilre. Tehanu ,İria,Tenar,prenses kurtarıcılarımız... simdi kitabı 2.kez okudum ve armağan olarak daha çok yazma isteği duydum. Öteki rüzgar içinde rüya barındıran bir kitap. biz daha çok bir kurgu okuduğumuzu düşünürken aslında Ursula bir çok arketipe, kollektif bilince nokta atışı yapmış durumda. Campbell, Jung rüyaların hep kollektif bilinçdışı olduğunu söyler ve bunlar hep haberci rüyalardır, bu kitapta da görüyoruzki her bir kahramanımız rüyalar görüyor ve bu rüyalarla beraber değişimler başlıyor.. Kızılağaç bir tamirci ama aslında tamirci olarak mı bu rüyaları görüyor? bence tam olarak öyle değil, çünkü çok sevdiği eşi de tamirci, ama anlar aşklarına doyamadan hayattan başka bir tarafa göç ediyor Mevre.. Çorak diyara, sadece toz, bulutun olduğu diyara.. ama oradan, o ve kızılagacin hocası ona seslenebiliyorlar.çünkü ölüler onu seciyor, tamirciyi, aşık olan Kızılagaci. Kizilagac ruyalardan mesaj almaya baslayarak yavasca gidecegi yerleri arıyor.. Roke a gidiyor, kapıcı ona diyorki onlarla beraber buraya giremezsin. ölülerle... ve fakat Ged'e gidebilirsin. ve ged'e yolu dusuyor Kızılagacin. O herkesin efsaneleriyle anlattigi basbuyucunun evine gidiyor, ve basbuyucu koyun guduyor artık. basbuyucu degil, o bambaska birisi. artık yasli bilge arketipinin simgesi.. unu elemiş, elegini asmis,sirasini digerlerini vermis yuce bir bilge. ruyalarından korkmaması icin elinden geleni yapıyor ged, nobet tutuyor ve ona kedi bile hediye ediyor. tipki otag gibi... daha da yazmak isterdim ama sonra devam edecegim.
Öteki RüzgârUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 20201,868 okunma
9/10
·318 syf.··
Beğendi
·
2018 46. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2018 23:13
Amin Maalouf baş yapıtlarından biri. Semerkant'ı okumaya başladığımda Asya'nın büyülü dünyasında bir yolculuğa çıkacağım kanaatindeydim.Ancak bu kitapta bir yolculuktan fazlasını bulduğumu ifade etmek zorundayım. 1257-1908 arası bir tarih kitabı olsa bu kadar iyi anlatılamazdı. Kaldı ki o tarih kitabı tarihi vakıaları bu denli keyifli sunamazdı. Esas oğlan Benjamin Omar Lesage üzerinden adete bir kanaviçe gibi örülen hikaye okuyucuyu tarihin derinliklerinde oradan oraya savururken bu savruluş yaşanmışlığın başka bir ifade ile gerçekliğin çekimiyle inanılmaz bir keyif veriyor insana. Bahsi geçen her olay ve kişi ile ilgili sağlama yaparak okudum ve kurgunun %90 gerçeklik temelinde oturtulduğunu görünce heves ve heyecanım katlanarak arttı.Gerçi bu araştırma ve doğrulama işi benim okuma süremi biraz uzattıysa da buna değerdi. En önemli edinimim ise şüphesiz Ömer Hayyam oldu.Zira esas kurgunun içinde Ömer Hayyam başroldeydi. Bugüne kadar Hayyam'a dair okuduğumuz -ya da okuduğum diyeyim- şairine ait olmayan şiirler kategorisinde olduğunu öğrenmek içimi acıttı.Okuduğunuzda ne demek istediğimi anlayacaksınız. Bununla beraber Titanik'in hüzünlü serüveninden selçuklulara, Nasir Han'dan Alparslan'a, Melikşah ve Nizamülmülk'den Hasan Sabbah ve Haşşaşinlere dahası-ki Hassan Sabbah en az Ömer Hayyam kadar rol kapmış kitapta-Moğollar ve CengizHan 'a kadar Soluksuz bir serüvende soluğunuz kesilirken; İran meşrutiyeti, Çar,Rochefort , Şeyh Cemalettin Afgani, Şah, Russel ve M. Shuster gibi önemli isimlerin tarih sahnesinde ki yerlerini tahayyülünüzün ötesinde idrak edeceksiniz. Ayrıca Mavera-ün Nehir'in iki tarafı,Müslüman Doğu, Belh, Mevr, Kaşgar ve Semerkant ile İran coğrafyası bütün tarihi,siyasi, sosyal ve coğrafi dokusuyla elinizin altında ki bu 318 sayfalık kitapta
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,8bin okunma