Bir de “kirli çamaşırları olmak” diye bir deyin vardır. Benim için o çamaşırlar doğduğum anda kirliydiler ve ben büyüdükçe temizlenmek yerine daha pis ve iğrenç hâle geldiler, ta ki her gece milyonlarca farklı cehennemin azabını çekecek kadar kokusu ağırlaşana dek.
***
İntihar edecek enerjimi dahi kaybetmiştim.
***
Cehennemin varlığına inansam da cennet benim için yoktu.
***
Unutmanın yeşim kadehi, tıpkı şairin dediği gibi, hüzünle yıpranmış, ağırlaşmış bu yürek için tek umuttur.
***
Artık ne mutlu ne de mutsuzum.
Her şey geçip gidiyor.
Bu zamana kadar yaşadığım, soğuk bir cehennemi andıran sözde “insan” dünyasında tek gerçek şey bu.
Her şey geçip gidiyor.