"Herkesin aynı üniformayı giydiği ve aynı yöne baktığı o lacivertler, griler kalabalığında Sulhi çıplak gibiydi, başını eğmiş zayıf, çıplak bedenine bakıyordu. Neden? Bence Sulhi daha ortaokuldayken okumaya başladığı romanların etkisiyle uzaklaşmış, farklılaşmıştı insanlardan. Edebiyat böyledir işte. İnsanları hem yakınlaştıran hem de uzaklaştıran bir etkisi vardır ve yakındı uzaktı derken, bir bakmışsınız gözünüz bozulmuş, ensenizde berbat bir ağrı.
Sonra, Dostoyevski'yi lisedeyken , hayatının baharındayken okuyan biri iflah olur mu ?