Veciz Sözler bana “bir Ankara kitabı” kategorisinde tavsiye edildi. Zira Ankara mon Amour hakkında iki çift laf ederken Ankaralı hikayelerin benim için tuhaf bir cazibesi olduğundan bahsetmiştim. “O zaman” dedi tatlı bir takipçim, “Barış Bıçakçı okumalısınız. Veciz Sözler ile başlayabilirsiniz.” Başladım. Ve bayıldım.
***
Geçtiğimiz aylarda Hakan Günday’la tanıştığımda ne hissettiysem, Barış Bıçakçı buluşmasında da ona benzer şeyler oldu. Anlatılan hikâyenin ve daha ziyade anlatılış biçiminin arkasındaki zekaya kapılıp gittim. Kafası çok acayip çalışan ve güzel hikâye anlatan bir ağabey olur ya bazı ortamlarda, o ağabey bir mekâna girince herkesin yüzü güler, şimdi ortam şenlenmiştir işte. Üstelik bu, o ağabeyin soytarılık yapmasıyla değil, bizzat kendisinin ilginç olmasıyla alakalı ve böyle olduğu için daha kıymetlidir. İşte iki yazarda da, ve hatta belki Barış Bıçakçı’da biraz daha yoğun olarak, böyle bir ağabey ile tanışmanın mutluluğunu hissettim.
***
Yine oldukça bana ait bir tuhaflık olarak, “Veciz Sözler” kitabının bir tür aforizma kitabı olduğunu varsayıyordum. Fakat elbette bu benim yamuk bir varsayımımmış. Veciz Sözler aslında romanın merkezinde bulunan radyo programının adıymış. Programın konsepti uyarınca her program farklı bir kelime veriliyor, programı arayan dinleyiciler de bu kelimeye dair veciz tanımlamalar yapıyorlarmış. Bu dinleyicilerden biri, bizim anlatıcının özellikle dikkatini çekince, biz o dinleyicinin hayatına salça olurmuşuz. Ve kitap bu müstesna radyo programının buluşma gecesinde son bulurmuş.
***
Bu radyo programı gerçekte var olsa dinlemezdim. Bu programı Barış Bıçakçı’dan dinlemek ise paha biçilemezdi. Sanırım neyi anlatsa ağzım açık dinlerim. Çok kitap yazdığı için edebiyat tanrılarına şükrediyor, kendisinin peşinden ayrılmamaya ant
Barış Bıçakçı Veciz Sözler'de bir karakteri ele alıp hayatını, yaşayış tarzını, duyguları, ruh tiplerini anlatan bir eser olmuş. Veciz Sözler adlı radyo programına katılan Sulhi'nin lise dönemi, yakın arkadaşı Hasan ve aşık olduğu Nesterenin dail olduğu hayatı ve pskolojik buhramlar geçiren karakteri canlandırır. Genel olarak güzel bir kitap aslında gerçek hayatta pek çok rastlayabileceğimiz insan tipi burada da ele alınmış. Şimdiden herkese iyi okumalar.
Kahramanımız Sulhi Saygılı, radyo sunucusunun belirlediği bir konuda, en güzel sözlerin söylendiği bir radyo programının dinleyicisidir.Kendisi de günün konusuna göre "veciz sözler" söylüyor.Edebiyata ve kelimelere düşkün olan Sulhi Saygılı da farkında olmadan bu dinleyici kitlesinin arasında buluyor kendini.
Sulhi Saygılı'nın söylediği bazı veciz sözler:
-Aile, televizyon karşısında gerçekleştirilen toplu bir intihardır.(aile)
-Aynı şeyi düşünmekten aşınır akıl.(akıl)
-Ayna başkasının elindeyse aynadan uzak durmak gerekir.(ayna)
-Anlatmak, anlatılan her ne olursa olsun, neşeli aydınlık bir eylemdir.(anlatmak)
Kitabın diline gelirsek, "herkesle dostmuş gibi" konuşan bir yazarın dili nasıl kötü olabilir ki?
Velhasıl güzel bir kitap.Tavsiye edilir.
Veciz Sözler / Barış Bıçakçı
.
Barış Bıçakçı külliyatını Derya Çimen ile okuduk, dinledik... Ben #storytel 'den dinledim...
.
Bir iki kelam etmek gerekirse kitap şöyle:
Bir radyo programında dinleyicilere bir kelime söyleniyor ve bu kelimenin kişideki anlamı katılımcılara soruluyor... Veciz Sözler adındaki bu radyo programına katılan Sulhi Saygılı'nın söyledikleri anlatıcının dikkatini çekiyor... Öyle ki, Sulhi'nin hayatını kurguluyor ve anlamaya başlıyor bize...
.
Davranış tespitleriyle, yaşanılanlarla oldukça etkileyici bir kitap Veciz Sözler... Ayrıca sonunu bıraktığı yerin tam kararında olmasını sevdim... Zekice bir son nokta olmuş...
Aslında hepimiz biliriz…Bir roman okurken kurgu olduğunu ve yazarın oluşturduğu karakterlerin yaşadıklarını okuyacağımızı.
Aslında hepimiz biliriz…roman ülkesinin temel taşının kurmacalardan ibaret olduğunu. Biliriz bilmesine de,okurken yazar gelsin bunu gözümüze soksun istemeyiz.Seven varsa bilemem,şahsım adına ben hiç sevemedim.Tam hikayeye kaptırıyorum kendimi….bir çıtırtı duyuyorum ,bakıyorum yazarın soluğu ensemde. Ben yazarın kendi sınırları içerisinde özgür bırakması taraftarıyım.Ya da azıcık rahat bıraksa da öyle sansak…
Üslup üslup dediğin nedir gülüm,ben senin için yazmayı göze almışım…önüne gelen,her roman okuyan-itiraf edeyim bu gruba ben de katılıyorum azıcık ucundan- romanı,üslubu eleştiriyor.Üstüne yetmiyor,ben yazsam daha iyi yazardımlar…ya böyle atan tutan kesime bayılıyorum,en çok bu cahil minnoşcuklara,yaz kitabı,koy ortaya başımla beraber…ama yoksa da haddini bil ,tak sepeti koluna,hadi yavrum yoluna…en azından buralarda boş konuşup kalabalık etme demek geliyor insanın içinden.
Romana dönersek…
Roman karekterleri Ah canım Suphi ve kankisi Hasan,bilmem ki bu kadar acıklı bu kadar hüzünlü olmak zorunda mıydınız? İçimizdeki tüm hüzünleri ,olumsuzlukları toplamışlar,üstüne acı biber ekmişler,bolca karşılıksız aşk sancısı eklemişler biraz da umudun o buruk tadı veren kıvranışlarını serpiştirmişler de bu karakterleri oluşturuvermişler. Roman karakterleri aynen bu tadı bıraktı benliğimde. Öylesine içimizden fırlamışlar gibi ama bir o kadar da gereğinden fazla karamsar ve hüzün kokulu çiçekler gibi. Elinizde tutarken onu koklarsınız ve ince ince içinizi acıtır.
Ah Suphi canım Suphi nasıl çelişkili nasıl karamsar nasıl gündelik hayattan fırlama bir karaktersin sen öyle. Kendinle abartılı kavgalarına kızmadan edemiyor insan. Hele o Nesteren’e olan aşkı
Barış Bıçakçı ile bir şekilde yıldızım barışmadı.
Bir radyo programı olan Veciz Sözler, pek çok hayatın da kesişim noktası.Sulhi Saygılı’nın veciz sözlerinden çok, kitabın çocukluğumdan izler taşıması etkiledi beni.
Barış Bıçakçı okumaya devam...
Bir radyo programında cümle cümle hayatına tanık olduğumuz Sulhi Saygılı'nın yaşadıkları, içinde kalanlar ve maruz kaldıklarıyla ve kitapta geçen nokta atışı cümlelerle empati duygunuzu ele geçirecek bir kitaptı.
Bizim Büyük Çaresizliğimiz kadar etkilendiğimi söyleyemem ama bu kitap da şans verilmesi gereken kitaplardan biri.
Herkesçe bilinen mânâda hayatın içine karışamayan, dolu dizgin konuşup ağır aksak yaşayan ve sözcüklere sığınmış bir karakterin naif ve etkileyici romanı bu...
Yalnızlığa bağımlı olmuş ama içindeki heyecanı kaybetmek istememiş, aşkla hüznü harman etmiş, geceyle gündüzü karıştırmış, tersi dönmüş farkına da varamamış gibi, içinden çıkamadığı durumları akışına bırakmış ama onlarla savaşmayı da bırakmamış olan insanların tasviri olmuş bir Barış Bıçakçı eseri.
Sulhi'nin tek başına içilen rakı kıvamındaki yalnızlığı ve 'tutunamayaşı' insanı gerçekten darmadağın edebilecek potansiyelde. depresif zamanlarda okunmamalı.
Barış Bıçakçı'nın kalemi ile tanışmanın sevincini ve geç tanışmanın utancını aynı anda yaşıyorum. Saçmasapan kitaplar çıkaran onca yazarın adını duyup da Barış Bıçakçı'dan bu zamana kadar bi'haber olmak benim ayıbım. Çünkü kendisi mükemmel bir yazar. Kitapları düzyazıya çevrilmiş birer şiir adeta. Anlatımları yalın ama edebi... Öyle güzel kalemi var ki sözleri yüzünüzde tebessüm bırakıyor. Kahramanları olumlu şeyler yaşamasa da onun dili sizde bir tebessüm bırakıyor evet. Karakterler hep bizden biri, sanki yanıbaşınızda beliriveriyorlar okudukça. Onu okumak bende iyi bir insan olma isteği uyandırıyor, aşık olma isteği uyandırıyor. O kadar güzel anlatıyor işte. Ayrıca medyada birebir hiç yer almamış bir yazar kendisi, fotoğrafı hiç yok denecek kadar az internette. Çıkan fotoğraflar onun değil yani. :) Hatta bir yerde yayınlanan fotoğrafını şikayet edip kaldırtmış. Bu bende “sadece edebiyatımla var olmak istiyorum aranızda" mesajını çağrıştırdı, bence öyle düşündüğü için. Başka sebepleri de olabilir bilmiyorum.
Kitaba gelince, Veciz Sözler adında bir radyo programı var ve katılımcılar belirlenen kelimeler üzerine kendi veciz sözlerini söylüyorlar. Sulhi de o programa katılanlardan biri ve onun hayatına yaşadıklarına tanık oluyoruz. Bizden biri Sulhi kısacası. Güzel bir eser vesselam.
Tekrar sana gelecek olursak Barış Bıçakçı; seni kendime dost belledim. :)
Barış Bıçakçı 1966'da Adana'da doğdu. Hüseyin Kıyar ve Yavuz Sarıalioğlu ile birlikte, Ocak 1994 ve Ekim 1997 tarihlerinde iki şiir kitabı yayımladı. İlk romanı Herkes Herkesle Dostmuş Gibi (2000) yılında İletişim Yayınları tarafından yayımlandı. İletişim Yayınları'nca yayımlanan diğer kitapları: Veciz Sözler (2002), Aramızdaki En Kısa Mesafe (2003), Bizim Büyük Çaresizliğimiz (2004)