İçimde söylemek istediğim çok şey var sanki. Çok büyük şeyler. Bunları ifade etmenin yolunu bulamıyorum. Bazen bana öyle geliyor ki bütün dünya, bütün hayat her şey içimde duruyor ve sözcüsü olmam için feryad ediyor.
Ortada ne için seçtiklerini bilmediği biri vardı. Ama destekledikleri aday seçilmediği için, o birine karşı, durup dururken öfke duymaya başlamış olan başkaları da vardı. Demokrasinin ilk evrelerini yaşıyorlardı. Seçime inanıyor, ancak kendi adayları kazanamadığı sürece sonucuna güvenmiyorlardı.
Beni ilgilendiren tek şey, yarım saat öncesine kadar sahip oldukları huzurun, politika tarafından sikilip atılmış olmasıydı. Ne de olsa politika, insan bedenine giren yabancı bir madde gibiydi.