Karşılaşmam ilginçti benim bu kitapla. Çağdaş Türk edebiyatı kitaplarını incelerken yukarıdan gülümseyerek baktı bana Unutma Dersleri. Zihnim çok kalabalıktı, günlerim yoğundu, yorgundum... Kısacası Nermin Yıldırım okumaya ihtiyacım vardı. Biraz Yıldırım'ın kitaplarıyla bakıştıktan sonra Ev ile Unutma Dersleri'ni alıp çıktım mutluluk yuvamdan. Kurgusuyla yeterince tatmin olmayı bekliyordum bununla birlikte öyle de oldu. Yeni bir Anna Karenina naziresi okumaya hazır değildim. Bir kadın değilim, eşimi de biriyle aldatmadım. Yazarın duygudaşlık yeteneğini beğeniyorum çünkü yapmadığım bir şeyi yapmışım hissiyatına kaptırdı beni. Empati kurma becerim yüksektir bundan ötürü keyifle okudum romanı.
Yıldırım'ın kalemi kendini okutuyor. Şımarık bir anlatımı yok. Gündelik bir dil ve hayatın içinden kişileri kullanıyor eserlerinde. Eleştireceğim bir şey varsa olumsuz olarak, o da finalleri... Çarpıcı bitmeli diye kurguyu zorlamaya gerek yok kanımca. Güzel kurgular basitte bitebilir. Kendisi başlı başınca iyidir zaten. Okur sakin bir final bekler.
Feribe eşi Vedat'ı zamanında Hikmet isminde pekte görmeyeceğimiz bir adamla aldatmıştır. Bu hatasını unutmak için unutma dersleri almaya başlar. Olaylar felaketler silsilesi şeklinde gelişirken finalde hiç de ummadığımız bir şey bekler bizi.