Kimsecik 3

Kanın Sesi

Yaşar Kemal
Tahmini Okuma Süresi:
17 sa. 26 dk.
Sayfa Sayısı:
615
Basım Tarihi:
Eylül 2020
İlk Yayın Tarihi:
1991
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
ISBN:
9789750807442
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar

Yorumlar ve İncelemeler

Korkuya karşı sevgiyle savaşanların destanı…
10/10
·615 syf.·
2025 280. kitabı
Yaşar Kemal’in üç kitaplık Kimsecik serisinin son romanı. Yaşar Kemal'in kendi yaşam öyküsünden izler taşıyan, derinlikli bir anlatıyla insanın korku, sevgi ve doğayla olan ilişkisini işleyen eseri. Yağmurcuk Kuşu ve Kale Kapısı ile başlayan seride, Yaşar Kemal, “Kanın Sesi”nde korkunun üzerine yürüyen Mustafa’nın ve Zero Hatun’un, Hasan’ın ve Çukurova’nın köyünde yaşayan diğer çocukların hikâyesini anlatıyor ve korkunun insan ruhunu nasıl parçaladığını ve çocukların bu korkuya karşı nasıl direndiği ilmek ilmek işleniyor. Aynı zamanda Mustafa’nın ve arkadaşlarının korkunun yanında sevgiyi büyütme çabasında Çukurova’nın eşsiz ve renk renk manzarasının hayali, kuşlar, kartallar, kuşlar padişahı Düldül dağı, Ağrıdağı, Van gölü onlara yarenlik ediyor. Eser’de , Çukurova insanının yaşamındaki şiddet, gelenekselcilik ve insanın içinde yaşadığı korku, sevgi, kötülük ve iyilik kavramları kahramanlar üzerinden Yaşar Kemal’in kendine ve Çukurova’ya özgü destansı anlatımı, Çukurova tasvirleri ve köyde yaşayanların kendine has söyleyişleriyle ile hemen her sayfada gözler önüne seriliyor. Eser’de Salman karakteri üzerinden korku, Mustafa ve diğer çocuklar üzerinden, sevgi ve insan olmanın farklı yönleri temsil ediliyor. Bu nedenle Salmanlar’ın az Mustafa’ların daha çok olduğu bir dünya hayali kurduruyor. Bu muhteşem Yaşar Kemal serisini benim gibi her Yaşar Kemal,Çukurova ve Anadolu hayranının mutlaka okuması gerektiğini düşünüyorum. Esere okuduğumda defalarca altını çizdiğim bir alıntıyla veda ederken sürçü lisan ettiysem affola temennisinde bulunarak keyifli okumalar dilerim. “Ölüm, bu üstümüze çöken kurşun geçirmez korku karanlığından bin kez daha iyi.” iyi.”
Duygu ve Düşünce
Kanın SesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 2020701 okunma
Yüreğini Sağlam Tut
10/10
·615 syf.··
Beğendi
·
2020 8. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 01 Mart 2020 00:00
Yaşar Kemal'in Kimsecik üçlemesinin üçüncü kitabı Kanın Sesi'dir. Yağmurcuk Kuşu ve Kale Kapısı ile başlayan hikâyeyi tamamlar. Roman, Mustafa ile onu saplantılı bir biçimde takip eden Salman arasındaki ölümcül gerilimi nihai noktasına taşır. Mustafa artık büyümüş, ergenliğe yaklaşan bir delikanlıdır. Ancak onun çocukluk karanlığı hâlâ yakasındadır: Salman. Salman’ın Mustafa’ya duyduğu karmaşık “sevgi–nefret, kardeşlik–intikam” duyguları artık geri dönülmez biçimde şiddetlidir. Salman, Mustafa’yı öldürmeyi bir kader gibi görür; Mustafa ise onun sürekli varlığını hisseder, korku içinde büyür. Sarıoğlu ailesi Mustafa’yı korumaya çalışsa da Salman her fırsatta ortaya çıkar ve aileyi tedirgin eder. Kitap boyunca Salman ile Mustafa arasındaki yüzleşme giderek yaklaşır. Finalde kader düğümü çözülür: geçmişte işlenen suçların, kan davasının ve Salman’ın içindeki şeytani karanlığın sonu gelir. Üçlemenin büyük trajedisi tamamlanır. Kötülüğün psikolojisi, insan ruhunun karanlık derinlikleri ve çocukluk travmaları çok güzel betinmiştir kitapta. Okumanızı tavsiye ederim bu üçlemeyi.
Kanın SesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 2020701 okunma
Kanın Sesi
Puan vermedi·615 syf.··
2021 54. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 11 Aralık 2021 21:36
Yuvada ağzı sarı kefli, kefli ağızları büyük altı civciv... Kuş oldum havaya uçtum. İçimde ne gam ne kasavet, üzüntü, keder, hiçbir şey kalmadı. Uzakta ak bulutlar, ak kuş; bir som mavi, bir som kırmızı, bir som yeşil, bir som sarı, som turuncu oluyor. Üstümde bir püren kokusu dalgası.. "Sen," dedi "eğer öldürülmezsen, adama benzer bir adam olacaksın. Senin için ortası yok." Gözü yüreğindeki kuyunun aynasında, ışığında. Neyi, nasıl isterse oradan alıyor. Hiçbirine benzemeyen, ama hepsinden güzel.. Ve çocuklar... Korkuya inat sevgiyi yeşertirken, en iyi yol arkadaşı, kendini sürekli yeniden yaratan doğa. Aynı umutları gibi... Etkisinden uzun süre çıkamayacaksınız.
Edebiyat
Kanın SesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 2020701 okunma
10/10
·615 syf.··
2023 43. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Ağustos 2023 16:01
Konu heyecanlı olunca 3. kitap da film gibi bitti. 3. kitap daha hacimli ama genelde diyalog içerdiği için kolay bitmiyor. Bu kitapla birlikte Yaşar Kemal'den her yıl bir seri okumaya karar verdim.
Kanın SesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 2020701 okunma
9/10
·615 syf.·
Beğendi
·
2021 177. kitabı
Yaşar Kemal'in romanlarını okumak, hikayelerin geçtiği coğrafyaya az çok aşina olmak öyle büyük bir şans ki. Onun kadar içten , dokunaklı ve tarafsız anlatan nadir yazar var Anadolu'yu ve insanlarını. Kimsecik üçlemesi, korkunun, dağların, kadim geleneklerin ve bu toprakların öyküsü...
Kanın SesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 2020701 okunma
Puan vermedi·615 syf.··
Beğendi
·
2023 9. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2023 17:22
Selamlar Yaşar Kemal in ine güzel bir serisini de bitirmiş oldum Kimsecik serisinin 3 kitabı olan Kanın Sesi çok güzeldi Salmanın köylüye saldığı korku Mustafa'nın ölüm korkusu ve köyden kaçışı ve bir annenin evladı için mücadelesinin sonuydu bu kitap... bu kitap hakkında söylenecek çok bir şey yok son olduğu için konu toparlanıyor ve sizde Mustafa gibi üzülüyorsunuz.. tavsiyemdir
Kanın SesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 2020701 okunma
Bir evlat bir babayı ne kadar sever???
10/10
·615 syf.··
Beğendi
·
2024 27. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 21 Ekim 2024 12:11
Kanın Sesi kitap Kimsecik serisinin son kitabıydı. Yaşar Kemal’in efsane bir romanıydı. Hikayesi baştan aşağıya beni alıp götürdü. Sonunda da oh be dedim. Ama Son sayfasına kadar bekletti. Harika bir roman tavsiye ederim mutlaka okuyun.
Edebiyat & Roman
Kanın SesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 2020701 okunma
10/10
·615 syf.··
Beğendi
·
2017 245. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Kasım 2017 22:14
Büyük ustanın Kimsecik üçlemesinin son kitabıdır (Yağmurcuk Kuşu, Kale Kapısı, Kanın Sesi). Üçleme, korkunun yıkıcı gücünün, üç kitaplık dev efsanesini anlatır. Korku köylülerin benliğini parçalarken, büyük trajedilere de kaynaklık eder. Sadece çocuklar korkuya yenik düşmez, aksine korkunun üstüne yürürler. Kanın Sesi'nde katliamların, köye gönderilen gövdesiz kellelerin korkularıyla yürekleri dağlanmış çocuklar, insanlığın büyük macerasının da temsilcileridir. Üvey oğlu Salman tarafından öldürülen İsmail Ağa'nın öz oğlu Mustafa'nın öncülüğünde korkularının üzerine yürüyen bu çocukların yaşam savaşı, hayalleri, umutları müthiş bir akıcılıkla anlatılmış. Son olarak; Yaşar Kemal'in yazım diline hakim olmayanlar için kitap, hatta bir bütünen üçleme sıkıcı gelebilir benden söylemesi :))
Kanın SesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 2020701 okunma
8/10
·613 syf.··
2025 32. kitabı
Yaşar Kemal’in 3 kitaplık ‘Kimsecik’ serisini bitirmiş bulunuyorum. Yazarın okuduğum diğer kitaplarına göre gerçekten ağır bir seriydi ama güzel ve doyurucuydu. Yalnız yazarın bayağı bir kitabını okuduktan sonra bu seriye başlamalısınız. Yoksa ağır ve karışık gelebilir.
Kanın SesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 2020701 okunma
Düldül Dağının Ardında
8/10
·615 syf.··
2020 27. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 03 Ekim 2020 22:17
Kimsecik üçlemesi kurdu, kuşu, toprağı, insanı ile Çukurova'nın köyünde korkusuyla yaşamayı öğrenen Mustafa'nın hikayesi. Spoiler vermek istemediğim için sadece beğendiğim noktalara değineceğim. Öncelikle Yaşar Kemal anlattığı öyküde mekan tasvirini, ruhunu ince eleyip sık dokuyan bir yazar. Bu bol betimleme aslında çoğu eserde bana da çok durağan gelirken Yaşar Kemal kitaplarında bu iş tersine dönüyor. Efsanevi bir dille anlattığı mekanların içinde dolaşıyormuş gibi hissediyorum kendimi. Özellikle üçüncü kitapta ilgimi çekti, olayın geçtiği zamanı, durumu öyle bir anlatıyor ki zihnimde sahne dekoru kuruluyor ve roman işlemeye başlıyor. Uzun bir hikaye ama hikayeden daha ziyade en çok tad veren Yaşar Kemal'in zengin ve su durusu Türkçesi. Dilin böylesine zengin işlendiği kitaplar bana aşırı mutluluk veriyor. Seri boyunca birçok şey beni çok etkiledi ama hem bu yazıyı son kitaptan hemen sonra yazdığım için hem de uzun bir zamana yayarak okuduğum için aklımda kalan en etkileyici kısım Kanın Sesi kitabında 11.bölüm. Spoiler vermemek için olaydan bahsetmeden bu bölümde Salman'ın kendine ve etrafına karşı olan sorgusu, acısı çok iyi bir psikolojik çözümlemeydi. Yine Kanın Sesi kitabında sf. 409-411'de dağların ardında sadece çocuklara ait, kötülüklerin, kötülerin olmadığı bir yerin hayalini kuran Mustafa ile Mehmet'e bu dönemde katılmamak elde değil ne yazıkki. Velhasıl dilin güzelliğine ve tüm bu coğrafyaların yaşayışına doyduğum bir seri oldu. Sırada Bir Ada Hikayesi serisi var :)
Edebiyat
Kanın SesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 2020701 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Yaşar KemalYazar · 74 kitap
Yaşar Kemal (d. Kemal Sadık Gökçeli,] 1923; Gökçedam, Osmaniye), Kürt asıllı Türk romancı, senaryo ve öykü yazarı. Türk edebiyatının en önde gelen kalemlerinden biridir. İlk öykü kitabı Sarı Sıcak'ta da yer alan Bebek öyküsü ile ilk romanı İnce Memed, Cumhuriyet'te tefrika edildi. İnce Memed, yaklaşık kırk dile çevrilerek yayımlandı ve kitaplarının yurtdışındaki baskısı yüz kırktan fazladır. Yaşar Kemal pek çok yapıtında Anadolu'nun efsane ve masallarından yararlanmıştır. PEN Yazarlar Derneği üyesidir. Nobel Edebiyat Ödülü'ne aday gösterilen ilk Türk yazardır. Çocukluğu Yaşar Kemal, Nigâr Hanım ile çiftçi Sadık Efendi'nin oğlu olarak aslen Van-Erciş yolu üzerinde ve Van Gölü'ne yakın Muradiye ilçesine bağlı Ernis (bugün Ünseli) köyünden olan bir aileden dünyaya geldi. Kendi anlatımına göre bir Türkmen köyünde tek Kürt ailenin çocuğu olarak doğup büyüyen Yaşar Kemal, evde sadece Kürtçe köyde ise Türkçe konuşurdu. Ailesi, Birinci Dünya Savaşı'ndan dolayı Adana'nın Osmaniye ilçesine bağlı Hemite (bugün Gökçedam) köyüne yerleşti. Beş yaşındayken, babasının camide öldürülüşüne tanık oldu. Orta okul döneminde çeşitli işlerde çalıştı. Kuzucuoğlu Pamuk Üretme Çiftliği'nde ırgat kâtipliği (1941), Adana Halkevi Ramazanoğlu kitaplığında memurluk (1942), Zirai Mücadele'de ırgatbaşlığı, daha sonra Kadirli'nin Bahçe köyünde öğretmen vekilliği (1941-42), pamuk tarlalarında, batozlarda ırgatlık, traktör sürücülüğü, çeltik tarlalarında kontrolörlük yaptı. Sanat hayatı 1978 yılındaki yaptığı bir söyleşide sanat çalışmalarına ilkokula başlamadan önce şiirle işe koyulduğunu ve okula başladığında "yaşlı halk şairleriyle çakıştığını" anımsadığını belirtti. İlkokulun son sınıfındayken arkadaşı Aşık Mecit, çok iyi saz çalarken kendisi annesinden ötürü sazı "berbat" çalmaktaydı. Bunun nedenini şu sözlerle dile getirdi: "Benim saz çalamamamın sebebi var, anam aşık olacağım da diyar diyar dolaşacağım diye saza, aşıklığa düşman olmuştu. Onun tek çocuğuydum ve gözünden ayırmıyordu beni. Okulda, düğünlerde bayramlarda beni hep Aşık Mecitle çakıştırırlardı. Aşık Mecitle Kadirlide bir kahvede bir gece sabaha kadar çakıştığımı şimdi iyice anımsıyorum." Ortaokuldan ayrıldıktan sonra folklor derlemelerine başladı ve 1940-1941 yılları arasında Çukurovadan ile Toroslardan derlediği ağıtları içeren ilk kitabı olan Ağıtlar, Adana Halkevi tarafından 1943 yılında yayınladı. 1944 yılında ilk hikâyesi Pis Hikâye'yi yayınladı. Bunu, Kayseri'de askerlik yaparken yazmıştı. Bebek, Dükkâncı, Memet ile Memet öyküleri 1950'lerde yayımlandı. Kemal Sadık Göğceli adı ile çeşitli yayımlarda yazarken Yaşar Kemal adını Cumhuriyet gazetesine girince kullanmaya başladı. 1952 yılında yayımlanan ilk öykü kitabı olan Sarı Sıcak'ta da yer alan Bebek öyküsü burada tefrika edildi. 1947'de İnce Memed'i yazdı fakat yarım bıraktı ve 1953-54’te bitirdi. Romanı yazma nedeni eşkiya olan ve dağda vurulan amcasının oğlunun vurulması olduğunu 1987 yılındaki bir söyleşisinde belirtti. Ayrıca aynı söyleşide, çocukluğunun eşkiyalığın içinde geçtiğini, dayısının "en büyük" eşkiyalardan biri olduğunu, o çevrede 1936'lara kadar beş yüze yakın eşkiya bulunduğunu ve bunlardan birinin de Kurtuluş Savaşı'nda Kadirli'yi ilk örgütleyenlerden olan Karamüftüoğlu ailesinden ünlü Remzi Bey olduğunu söyledi. Remzi Bey'in kendisine, ilk İnce Memed hikayesinde "Çakırdikeni" diye yer alan diken hikâyesini anlattı ve Yaşar Kemal'le "eşkıyalığın felsefesini" yaptı. Yaşar Kemal'in dünyada ilk kez yayımlanan seri, Bebek öyküsüdür ve önce Fransızcaya, sonra İngilizceye, İtalyancaya, Rusçaya, Romenceye ve diğer dillere çevrildi. Siyaset 17 yaşından bu yana sosyalist politikanın içindedir. 1961 Anayasası'ndan sonra kurulan Türkiye İşçi Partisi'ne 1962'de katıldı. Emekçi sınıfının tamamen yönetime gelmesini isteyen Kemal, TİP'te sekiz yıl çalıştı ve yöneticilerden biriydi. 1987'deki bir söyleşisinde Türkiye'de bir Marksist partiye ihtiyaç olduğunu belirtmiştir. Aynı söyleşideki "Nasıl bir sol modelden yanasınız?" sorusuna, şu cevabı vermiştir: "Her ülke sosyalist modelini kendisi kurar. Sovyetlerin 70 yıldır yaşama geçmiş modelini kabul edemeyiz. Yüzde yüz bağımsızlıktır sosyalizm. Kişi bağımsızlığı, ülke bağımsızlığı, politik bağımsızlık, ekonomik bağımsızlık, özellikle de kültürel bağımsızlık... Sosyalizmin başka bir anlamı yok benim için. Bu çağa gelinceye kadar kültürler birbirlerini beslemişlerdir, yok etmemişlerdir. Oysa çağımızda, kültürler kültürleri yok etmek için, bilinçli olarak kullanılmışlardır, emperyalistler tarafından. Benim için dünya bin çiçekli bir kültür bahçesidir; bir çiçeğin bile yok olmasını, dünya için büyük bir kayıp sayarım." TİP'ten ayrılan yazar, nedenini partinin niteliğini yitirmesine, bürokratların eline geçmesine ve emekçilerden kopmasına bağladı. Sovyetler Birliği çökmesinin, sosyalizmin de çökmesi değil, tam tersine dünya sosyalizminin zaferi olduğunu 1993'teki bir söyleşisinde dile getirmiştir. Temalar « Halka kim zulmediyorsa, etmişse, halkı kim eziyor, ezmişse, onu kim sömürmüş, sömürüyorsa, feodalite mi, burjuvazi mi... Halkın mutluluğunun önüne kim geçiyorsa ben sanatımla ve bütün hayatımla onun karşısındayım. [...] Ben etle kemik nasıl biribirinden ayrılmazsa, sanatımın halktan ayrılmamasını isterim. Bu çağda halktan kopmuş bir sanata inanmıyorum. » Yaşar Kemal'im edebi çalışmalarında halka dönük bir düşünce hakim oldu ve bunu, bir yerde politik düşünce ile birleştirerek yürüttü. Yapıtlarıda halk şiirinde, epopelerde olduğu gibi insan değerlerinden kopmamaya çalıştı. Yaşar Kemal, siyasi görüşü ile sanatının paralel olduğunu, "halk ve doğa"ya inandığını, sanatının proletaryanın çıkarlarının emrinde olduğunu dile getirmiştir.