Şehrazat, bir alıntı ekledi.
13 saat önce

İnsanların zamanına hükmedenin gücü sınırsız olur.

Momo, Michael Ende (Sayfa 157)Momo, Michael Ende (Sayfa 157)
Seher Çakır, bir alıntı ekledi.
16 saat önce · Kitabı okuyor

-Ya öbür tarafta ne var?
-İşte orada, bazen taa içinde duyduğunu söylediğin müziği bulacaksın. Ama artık sen de o müziğin içindeki bir ses olacaksın.

Momo, Michael Ende (Sayfa 178 - Hora Usta, Pegasus Yayınları)Momo, Michael Ende (Sayfa 178 - Hora Usta, Pegasus Yayınları)
Kübra Yılmazsoy, bir alıntı ekledi.
19 saat önce

 “Müzik sesi çok, çok uzaktan geldiği hâlde, sanki taa içimde duydum onu. Zaman da böyle bir şey olmalı.”

Momo, Michael Ende (Sayfa 177)Momo, Michael Ende (Sayfa 177)
Irmak, bir alıntı ekledi.
20 May 01:02 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Ama bir kazazedenin okyanusa attığı şişeyi, uzak kıyılarda bir geminin bulması nasıl küçük bir ihtimalse, koskoca kentte iki insanın bir sokakta karşılaşması da pek sık görülen bir olay değildir. Belki de birbirimize çok yakınız, diye düşündüğü oluyordu Momo’nun. Kim bilir, birinin az önce geçtiği bir yerden belki öteki az sonra geçiyordu.

Momo, Michael Ende (Sayfa 235)Momo, Michael Ende (Sayfa 235)
Ayşe Akbulut, bir alıntı ekledi.
19 May 16:29 · Kitabı okudu · 8/10 puan

"Hayatta en tehlikeli şey, gerçekleşmiş hayallerdir."

Momo, Michael Ende (Sayfa 232)Momo, Michael Ende (Sayfa 232)
Arzu Beyaz, bir alıntı ekledi.
19 May 15:11

" Nasıl gözleriniz görmeye, kulaklarınız duymaya yarıyorsa, insanın yüreği de zamanı algılamaya yarar. Kör bir insan için gökkuşağının renkleri ve sağır bir insan için kuş sesleri nasıl boşunaysa, bütün bir yürekle algılanmayan zaman da öyle boşa gider, kaybolur. Ama ne yazık ki, düzgün çarpmasını bildiği halde kör ve sağır olan nice yürekler vardır. ''

Momo, Michael Ende (Pegasus)Momo, Michael Ende (Pegasus)
uzaklardanbiri, bir alıntı ekledi.
19 May 01:18

Saatlerin bulunduğu salonda dolaşmayı sürdürüyorlardı. Hora Usta başka başka ilginç şeyler gösteriyordu ama Momo'nun aklı hep bilmecedeydi.
"Söylesene," diye sormaktan kendini alamadı. “Zaman nedir?”
"Bunu kendin bulup çıkardın ya," diye cevap verdi Hora Usta.
"Hayır, yani zamanın kendisi nedir demek istiyorum," diye açıklamaya çalıştı Momo. "Var olduğuna göre, bir şey olması gerekir. Gerçekten nedir zaman?”
"Bu sorunun cevabını kendin verebilsen çok iyi olurdu.” dedi Hora Usta.
Momo uzun süre düşündü.
"Var olduğu kesin," diye mırıldandı sonra, düşüncelere dalmış bir şekilde. "Ama ona dokunamayız. Tutamayız onu. Koku gibi bir şey. Ama durmadan ilerleyen bir şey. O halde geldiği bir yer olmalı! Belki de rüzgâr gibi bir şeydir! Ama yo, hayır! Şimdi buldum! Belki de hep var olduğu için duyulmayan bir müzik gibidir. Sanırım, benim bunu çok derinden duyduğum oldu!"

Momo, Michael Ende (Sayfa 176 - Pegasus Yayınları)Momo, Michael Ende (Sayfa 176 - Pegasus Yayınları)

Bir Yudum Kitap
Hiç olmadığı kadar fazla kapılıyoruz yeryüzünün büyüsüne. Yüreğimiz kör, idrakımız sağır, aklımız esir. Öyle olmasa niçin ölür çocuklar kırk kilometre yürürken susuzluktan ya da yağmur gibi yağan bombalardan. Alıp veremediğimiz nedir? Michael Ende, "Her şey durmadan yinelenir, gece gündüz, yaz kış. Dünya boş ve anlamsızdır." diyor ve insan bunu ancak ölüme yaklaşınca anlıyor. O güne dek sebep olduğu bütün kıyametler ise şimdi kopuyor. Yalan dünya sevgili okur. Koca bir yalan. Var olun.

Michael Ende - Momo
Çevirmen: Leman Çalışkan, Pegasus Yayınları, s.176-177

Saatlerin bulunduğu salonda dolaşmayı sürdürüyorlardı. Hora Usta başka başka ilginç şeyler gösteriyordu ama Momo'nun aklı hep bilmecedeydi.
"Söylesene," diye sormaktan kendini alamadı. “Zaman nedir?”
"Bunu kendin bulup çıkardın ya," diye cevap verdi Hora Usta.
"Hayır, yani zamanın kendisi nedir demek istiyorum," diye açıklamaya çalıştı Momo. "Var olduğuna göre, bir şey olması gerekir. Gerçekten nedir zaman?”
"Bu sorunun cevabını kendin verebilsen çok iyi olurdu.” dedi Hora Usta.
Momo uzun süre düşündü.
"Var olduğu kesin," diye mırıldandı sonra, düşüncelere dalmış bir şekilde. "Ama ona dokunamayız. Tutamayız onu. Koku gibi bir şey. Ama durmadan ilerleyen bir şey. O halde geldiği bir yer olmalı! Belki de rüzgâr gibi bir şeydir! Ama yo, hayır! Şimdi buldum! Belki de hep var olduğu için duyulmayan bir müzik gibidir. Sanırım, benim bunu çok derinden duyduğum oldu!"
“Biliyorum," dedi Hora Usta, "seni bu nedenle çağırtabildim buraya.”
“Ama başka bir şey daha var," diye dalgın dalgın konuştu Momo, düşüncelerinden bir türlü kopamıyordu. “Müzik sesi çok, çok uzaktan geldiği hâlde, sanki taa içimde duydum onu. Zaman da böyle bir şey olmalı.”
Biraz susup yeniden söze başladı: "Tıpkı rüzgârın su yüzünde dalgacıklar oluşturması gibi demek istiyorum. Ah, belki de sözlerimin hepsi saçma!”
“Bence çok güzel konuştun," dedi Hora Usta. “Bunun için şimdi sana bir sır vereceğim. Bütün insanlara zamanları, buradan, Hiçbir Zaman Sokağı'ndaki, Hiçbir Yerde Evi’nden dağılır.”
Momo ona saygıyla baktı.
"Yaa," dedi, "zamanı sen mi üretiyorsun?”
Hora Usta güldü. "Hayır çocuğum, ben sadece yöneticiyim. Benim görevim her insana belirlenen payını vermektir.
"Madem öyle, bu işi, zaman hırsızlarının insanlardan zamanlarını alamayacağı şekilde düzenleyemez miydin?" diye sordu Momo.
"Hayır, bunu yapamam," diye cevapladı Hora Usta. "Çünkü zamanlarını nasıl kullanacaklarına insanlar kendileri karar verirler. Zamanlarını korumak da onlara düşer. Ben yalnız paylaştırmayı yapabilirim.”
Momo tekrar salona bakarak sordu: "Onun için mi burada bu kadar çok saat var? Her insan için bir tane, öyle mi?"

Gözde Onan, bir alıntı ekledi.
19 May 00:23 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Saatin kimseye yararı olmaz. Onu okumasını bilmeli.

Momo, Michael Ende (Sayfa 164)Momo, Michael Ende (Sayfa 164)
Irmak, bir alıntı ekledi.
19 May 00:19 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Dürüst bir duvar ustasının vicdanı sızlar. Harcın içine haddinden fazla kum katmak ne demektir, bilir misin?

Momo, Michael Ende (Sayfa 93)Momo, Michael Ende (Sayfa 93)