Size, insanların en hayırlısını ve en şerlisini haber vereyim mi? "İnsanların hayırlısı, atının veya devesinin sırtında ya da iki ayağı üzerinde, son nefesine kadar Allah yolunda çalışan kimsedir! İnsanların en şerlisi de, Allah'ın kitabını okuyup ondan hiç faydalanmayan azgın kimsedir! "İyi biliniz ki sözlerin en doğrusu Allah'ın kitabıdır; yapışılacak en sağlam halka, takva kelimesidir; dinlerin hayırlısı, İslamiyettir; sünnetlerin hayırlısı, Muhammed'in sünnetleridir; sözlerin şereflisi, zikrullahtır; kıssaların güzeli, Kur'an'da olan kıssalardır; amellerin hayırlısı, Allah'ın yapılmasını mecbur kıldığı farzlardır; amellerin kötüsü, bid'atler, sonradan ihdas edilmiş [hoş olmayan] şeylerdir; en güzel yol, güzel yaşayış, Peygamberin yolu ve yaşayışıdır; ölümlerin şereflisi, şehitlerin ölümüdür; körlüğün körü, doğru yolu bulduktan sonra dalâlete sapmaktır; amellerin hayırlısı, faydalı olanıdır; doğru yolun hayırlısı, kendisine uyulandır; körlüğün kötüsü, kalp körlüğüdür; üst el, alt elden (veren el, alan elden) hayırlıdır; az olup yetişen şey, çok olup Allah'a taatten alıkoyandan hayırlıdır; özür dilemenin en fenası, ölüm gelip çattığı zamankidir; pişmanlığın kötüsü, kıyamet günündekidir; yanlışları en çok olan, dili en çok yalan söyleyendir; zenginliğin hayırlısı, gönül zenginliğidir; hikmetin başı, mehafetullahtır [Allah korkusudur]; şarap, içki, günahların her çeşidini bir araya toplayandır; gençlik, delilikten bir bölümdür; kazançların kötüsü, faiz kazancıdır; yemelerin kötüsü, yetim malı yemektir; mesut kişi, başkasının halinden ders ve ibret alandır; amellerde esas olan, neticeleridir; düşüncelerin kötüsü, yalan, yanlış düşüncelerdir; mü'mine sövmek, günah işlemektir ve dinî emirlere hürmetsizliktir; mü'mini öldürmek küfürdür; mü'minin etini yemek (dedikodu ve
Sayfa 765·Kitabı okudu
Sünnet, insanın zayıflığına riayet etmiş ve mubahlar dairesini geniş, haramlar dairesini ise dar tutmuştur. Bu husus, şu hadiste şöyle gelmiştir: “Allah’ın, Kitabı’nda helâl kıldıkları helâldir; haram kıldıkları da haramdır. O’nun bir şey söylemediği hususlar ise af alanıdır (serbest bırakılmıştır). O’nun bu affını kabul ediniz. Şüphesiz Allah hiçbir şeyi unutmaz.” Daha sonra Nebî (sallallahu aleyhi ve sellem), “Rabbin unutkan değildir.” ayetini okudu.
Sayfa 123·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Hem suçlarından diye: "Tekye ve zaviyelerin ve medreselerin kapatılması ve lâikliğin kabulü, İslâmiyet yerine milliyet esaslarının konulması, şapka giyilmesi, tesettürün kaldırılması, latin harflerinin huruf-u Kur'aniye yerinde cebren kabulü, Türkçe ezan ve kamet okunması, mekteblerde din derslerinin kaldırılması, kadınlara erkekler derecesinde irsiyet ve hak tanınması ve taaddüd-ü zevcatın kaldırılması gibi inkılab hareketlerini bid'at, dalalet, ilhaddır diyen, irtica ile suçludur." diye yazmışlar.
“Allah, kitabında neyi helâl kılmışsa o helâldir; neyi de haram kılmışsa o da haramdır. Onun hakkında sükût edip herhangi bir şey söylemediği hususlar ise af dairesindedir. Öyleyse Allah’ın bu affını (hoşgörüsünü ve serbest bırakmasını) O’ndan kabul ediniz. Şüphesiz Allah hiçbir şeyi unutmaz.” Sonra Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) şu ayeti okudu: “Rabbin unutkan değildir.”
Sayfa 79·Kitabı okudu
Sözün Bittiği Yer
Peygamber Efendimiz, bir ara ayağa kalktı. Arkasını bir hurma ağacına dayayarak şu hutbeyi îrad buyurdu: "Size, insanların en hayırlısını ve en şerlisini haber vereyim mi? "İnsanların hayırlısı, atının veya devesinin sırtında ya da iki ayağı üzerinde, son nefesine kadar Allah yolunda çalışan kimsedir! İnsanların en şerlisi de, Allah'ın Kitabını okuyup ondan hiç faydalanmayan azgın kimsedir! "İyi biliniz ki, sözlerin en doğrusu Allah'ın Kitabıdır; yapışılacak en sağlam halka, takva kelimesidir; dinlerin hayırlısı, İslâmiyettir; sünnetlerin hayırlısı, Muhammed'in sünnetleridir; sözlerin şereflisi, zikrullahtır; kıssaların güzeli, Kur'ân'da olan kıssalardır; amellerin hayırlısı, Allah'ın yapılmasını mecbur kıldığı farzlardır; amellerin kötüsü, bid'atler, sonradan ihdas edilmiş [hoş olmayan] şeylerdir; en güzel yol, güzel yaşayış, Peygamber'in yolu ve yaşayışıdır; ölümlerin şereflisi, şehid-lerin ölümüdür; körlüğün körü, doğru yolu bulduktan sonra dalâlete sapmaktır; amellerin hayırlısı, faydalı olanıdır; doğru yolun hayırlısı, kendisine uyulandır; körlüğün kötüsü, kalb körlüğüdür; üst el, alt elden (veren el, alan elden) hayırlıdır; az olup yetişen şey, çok olup Allah'a taatten alıkoyandan hayırlıdır; özür dilemenin en fenası, ölüm gelip çattığı zamankidir; pişmanlığın kötüsü, Kıyamet Günündekidir; yanlışları en çok olan, dili en çok yalan söyleyendir; zenginliğin hayırlısı, gönül zenginliğidir; hikmetin başı, mehafetullahtır [Allah korkusudur]; şarap, içki, günahların her çeşidini bir araya toplayandır; gençlik, delilikten bir bölümdür; kazançların kötüsü, faiz kazancıdır; yemelerin kötüsü, yetim malı yemektir; mes'ud kişi, başkasının hâlinden ders ve ibret alandır; amellerde esas olan,
"Eğer öylece ölebilseydim ne kadar mutlu olurdum. Fakat günahlarımın bedeli bu kadarla bitmemiş gibi görünüyordu."
Eizō Shimamura·Kitabı okudu
Alıntı