Mihri

Hedef bir kitap okumak değil,okuyan birine dönüşmek.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Şark Meselesi
Şark meselesi, gösterildiği gibi bir insanlık ve Hıristiyanlık meselesi değil; tersine, bir nefret ve çıkar sorunudur. Türk devletinin içişlerine yapılan müdahaleler hep buna dayanmaktadır. Gerçekten de Türk devletinin, Türkler de içinde olmak üzere, bütün uyruklarına iyi davranılmasını sağlayan düzenli bir yönetim kurmayı başardığını öne sürmek bir cürettir. Fakat bu konudaki hatayı yalnız Türklere yüklemek de doğru değildir. Rusların Yahudilere, Müslümanlara ve hatta Çarlık rejiminin baskısına karşı gelen Hıristiyanlara yaptıkları vahşet her ne kadar insanlık hislerini ayağa kaldırıyorsa da, Avrupa'nın insanlıksever diplomatları bu konuda en küçük bir söz söyleme cesaretini gösteremediler. Rusya hakkındaki en ufak bir şikâyetin savaşa yol açacağını biliyorlardı; bunun için susmayı tercih ettiler. Özgürlüğün koruyucusu rolünü takınan, İnsan Hakları Bildirgesi'ni yayımlayan Fransa vahşi ve baskıcı Çarlığa her türlü yardımda bulunmaktan utanmadı ve 1871 savaşından sonra, bu baskıcı devletle bir işbirliği antlaşması bile yaptı. Almanya'ya karşı güçlü bir Rusya kurulacaktı. Çarlığın baskısı sağlamlaştırıldı. Rusya'nın Türk yenileşme girişimlerine karşı çıkardığı engellere göz yumuldu. Türkiye'nin yeni düzenlemeler yapması hiçbir zaman istenmedi. Antlaşmalarda adı geçen yeni düzenlemeler, nitelik yönünden birer müdahaleden başka bir şey değildir. Bir devletin yönetiminde gelişme ve yenileşme, onun siyasi ve iktisadi bağımsızlığına bağlıdır.
muazzam bir tabir
Aslında, anksiyete uyanıkken rüya görmek gibidir.
Edebiyat
Yerinde bir tespit
Aslında ben de bazen kaygının bir "incelik hastalığı" olduğunu düşünüyorum. Bana kaygılı yüz kişi gösterin, size onların karşılaştığınız en ince kişiler olduğunu göstereyim.
Edebiyat
Birisini sevmek yalnız güçlü bir duyguya kapılmak değildir; bir karardır, bir yargıdır, bir söz vermedir. Sevgi yalnızca duygudan oluşsaydı birbirini ölünceye dek sevmek için söz vermek gerekmezdi. Duygular gelip geçicidir. Eyleme yargı ve karar karışmamışsa duygunun ölünceye dek süreceğini nasıl bilebiliriz.
Sayfa 58 - Payel Yayıncılık
Edebiyat