Tam bir sessizlik hüküm sürüyordu. Öyle bir duygu: Herkes beni terketmişti, cansız varlıklara sığınıyordum. Doğa ile aramda bir bağ kurulmuştu, ruhuma inmiş çökmüş derin karanlıkla benim aramda bir bağ. Böyle bir sessizlik bizim anlayamadığımız bir lisan gibidir. Duyduğum şiddetli keyiften başım dönüyordu, bir bulantı hissediyordum, ve bacaklarımda bir gevşeme. Üzerime sonsuz bir yorgunluk çöktü. Yol kenarındaki kabristanda bir mezar taşına oturdum, başımı avuçlarıma gömdüm. Bu halim çok şaşırtmıştı beni.
5 yılllık bir emek, edinilmiş onlarca deneyim, sanat ve gizemin çok güzel bir şekilde birleşmesi...
Nasıl anlatılır bilmiyorum ama Arif Ergin'in yazmış olduğu bu ilk romanı o kadar ustaca bir şekilde kurgulaması, mükemmel bilgilerle harmanlaması gerçekten şaşırılacak derecede. Kitabın akıcılığına diyecek yok bölümleri okudukça daha da içine çekiyor sizi. Okuduğum şahane kitaplardan birkaç tanesinden biri.
(İlk inceleme yazım olduğu için çok bir şey bilmemekle beraber küçük bir inceleme yapmaya çalıştım, inceleme olup olmadığı tartışılır acemiliğime verin . Kendimi geliştireceğimden emin olabilirsiniz.)
TekvinArif Ergin · Doğan Yayınları · 20182,745 okunma
Var olan tek şey yalnızlık, her seferinde er ya da geç karşında bulduğun, dost ya da yıkıcı yalnızlık; onun karşısında, her seferinde yalnız kalıyorsun, yardımdan yoksun, şaşkın ya da afallamış, umutsuz, sabırsız.