Bazen içimdeki iki ruhtan birinin en sonunda galebe çalıp ötekini arkada bıraktığını, o sessiz ve sevgisiz yanımı en sonunda unutabildiğimi sandığım da oluyordu.
Ben sana bütün hayatımı, hakiki anlamda ilk defa seni tanıdığım gün başlamış olan o hayatı anlatmak istiyorum. Ondan önce yalnızca bulanık ve karışık bir şeyler vardı, hatırlama çabalarıyla asla derinine inilemeyen bir şeyler, belki toz tutmuş, örümcek ağlarıyla örülmüş, karanlık yüreğimde hiçbirinin bilgisi bulunmayan nesnelerle ve insanlarla dolu herhangi bir mahzen.
Sevgilim, dinle, senden rica ediyorum... Bu, benim senden ilk ve son ricam... Benim hatırım için yap bunu, her yaş gününde –çünkü yaş günü, insanın kendi üzerinde düşündüğü bir gündür– güller al ve onları vazoya koy.