“Bence mutluluğu hep yanlış ele alıyoruz. Sanki varıp sonsuza kadar kalacağımız sabit bir halmiş gibi. Benim mutluluk deneyi mim öyle değil. Gelip gidiyor. Baloncuk gibi belirip yok oluyor.”
"...Ve 9'u 5 geçe Atatürk öldü!
Hepimiz hıçkıra hıçkıra ağlıyorduk. Mehmet Kamil, Mim Kemal'in omzuna yaşlanmış perişan haldeydi. Önce Hasan Rıza Atatürk'ün elini öptü, sonra ben 'Bir tarih kapandı’ diyerek elini öptüm ve yorganın altına soktum. Bütün dünyayı ve memleketi sarsan heyecan burada bitiyordu.”
"Seni uzlete devam etmeye sevk eden şeyin nedeni tembellik, rahatlık, nefsini yüceltme arzusu veya kendini halkın ezasından koruma isteği olmamalıdır. Halkın sana çıkardığı güçlüklerden dolayı niçin kendine ruhsat veriyorsun? Hâlbuki Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: "Elif, Lâm, Mim. İnsanlar, imtihandan geçirilmeden, sadece iman ettik demeleriyle bırakılıvereceklerini mi sandılar? Andolsun ki, biz onlardan daha öncekilerini de imtihandan geçirmişizdir."(Ankebut/1-3)