Birey olarak siz, yaptığınız tek bir şeyle ölçülemezsiniz. Hayatınız karmakarışık ve sürekli değişen bir düşünceler, duygular ve hareketler akışıdır. Başka bir deyişle, bir heykelden çok, bir nehirsiniz.
Ama ben uykuda değil de öğle vaktinin aşırı uyanıklığıyla söylüyorum ki rüzgar, koca meşe ağaçlarından ziyade çimenlerin uçlarıyla daha tatlı konuşur...
Ama acı içinde, doğumu bir felaket, taşıdığınız bedeni alnınızın kara yazısı sanıyorsanız, o zaman oraya yazılanı sadece alın teriyle silebileceğinizi söyleyebilirim.
“İnsanlar armağan olarak çiçek verirler, çünkü çiçekler Aşk’ın gerçek anlamını taşırlar. Bir çiçeğe sahip olmak isteyen, onun güzelliğinin soluşunu seyretmek zorunda kalır. Ama bir tarladaki çiçeğe sadece bakmakla yetinirsen, o hep seninle olacaktır; çünkü çiçek, akşamın ve günbatımının ve nemli toprağın ve ufuktaki bulutların bir parçasıdır.”