Sulara fırlatılmış bir çakıl taşı gibiydim; dalgaların dövdüğü, oraya buraya attığı, kıyıda bir yere bırakılmak üzere yuvarlanıp duran bir çakıl taşı...
Benim geçmişe dair hatırladıklarım hayli pusludur. Tarihleri, isimleri, yüzleri çabuk kaybederim. Hafızam daha çok polaroid bir fotoğraf makinesine benzer. Ama hayatımın bir bölümünü, içimde doğan bütün güneşlere ve dolunaylara rağmen normal bir insan gibi yaşadığımı biliyorum...