Jack London bu sefer ringe değil, direkt sistemin suratına vurmuş. Mevzu aslında çok düz ama çarpıcı: Ormanda geyik avlayarak, şiir okuyarak büyümüş, hormon basılmamış bir dev var; Pat Glendon. Eleman o kadar saf ve dürüst ki, boks dünyasındaki o bahisler, dönen şikeler, raunt pazarlıkları falan ruhuna ters.
Herkes bunu "orman adamı" diye kafese koyup üzerinden para kırmak istiyor ama Pat, Maud adında bir kadına aşık olunca uyanıyor mevzuya. Son maçta da ringe çıkıp dövüşmek yerine bütün o kirli çamaşırları seyircinin suratına bir bir döküyor. En sonunda da "Alın boks da sizin olsun, şöhret de" diyip tek vuruşla şampiyonu devirip sevdiği kadınla ormana kaçıyor.
Kısacası; tertemiz bir adamın, kokuşmuş bir dünyaya attığı en büyük aparkat bu kitap. Öyle teknik taktik boks hikayesi falan bekleme, bildiğin "özgürlük" hikayesi işte.