Osmanlı tarihi boyunca Firuze gibi kaç kadın vardı acaba? Şair ya da yazar olabilecekken olamayan, ömür boyu yazabilecekken hiç yazamayan… Eserlerini bir sır gibi kendine saklayan. Kabiliyetleri kümeslerde, çekmecelerde, sandıklarda, kilerlerde saklanan ve gene oralarda çürüyen, heba olan… Seneler, onseneler sonra torunlarına masal anlatırken, “biliyor musun ben de bir zamanlar şiir yazardım, roman yazardım, hikaye yazardım” diye sırrını açan… Bu da bir masalmış gibi…
“Onlardan birinde ben oturuyorum, ben gülüyorum diye geceleri gökyüzüne baktığında sana bütün yıldızlar gülüyormuş gibi gelecek. Gülmeyi bilen yıldızların olacak senin.”
Yol o kadar uzun değil, amaç o kadar uzakta değildir. Ama komşunun evine gitmek için bile iki bacağına ihtiyacın vardır. Bir bacak üzerinde zıplayarak ne kadar uzağa gidebilirsin?