Eski biri, korkunç ve korkak biri, ne kadın ne adam biri, yalının ve geçmişin ve pişmanlıkların ve artık hiçbir anlamı kalmamış isteklerin ve günahların ve korkuların yıkık görkeminin arkasına saklanmış bir çift gözden ibaret. Artık. Hiç kapanmayan bir çift gözden ibaret. Hayal ettiği her şeyin gerçekleştiğini gören ve hep olmadık şeyler hayal eden Madam Arthur Bey, şu an, tamamen pişmanlıktan ibaret. Umduğunu bulamamaktan. Tutulmayan sözlerin, beklenmedik değişimlerin, terk edilmelerin, vazgeçilmelerin ağırlığından ibaret.
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Hayal kurarak. Hayalleri için. Hayalleriyle. Hayalinde.
Edebiyat
Birbirine değdik­çe eğilen, küçülen, hiçleşen, kimsesizleşen yoksul insanlar...
Edebiyat
"Benimle..." diye mırıldandım, "benimle arkadaş olmayı gerçekten bu kadar istiyor musun?" "Arkadaş olmak..." diye tekrar etti, "senin istediğin bu mu?" "Evet," dedim kendimden emin bir sesle. Gözlerime üzgün bir gülümsemeyle baktı, bu bir kabulleniş gülümsemesiydi. "Madem öyle, seninle arkadaş olmayı gerçekten çok isterim Mine. Seninle birçok şey olmayı isterdim ama madem seçeneklerim arkadaş olmakla sınırlı, onu da olurum. Kabul."
Sayfa 105-106 Mine&Efe·Kitabı okuyor
Alıntı
Kadın, şehrin ışıkları yüzünden asla tam karanlık olamayan rengi bulanık gökyüzüne bakıyor. Geçmişi gibi bulanık. Gökyüzüne. Sanki bir yıldız görmek ister gibi. Sonra hızla pencereyi kapatıp perdeyi çekiyor. Hiçbir zaman bu gökyüzünde tek bir yıldız bile göremeyeceğini biliyor. Biliyorlar.
Edebiyat