Spoiler İçerir
Lev Tolstoy'un kaleminden bize aktardığı kitabı Anna Karenina, 19.Yüzyıl Rusya'sında geçen bir aşk hikayesi.
Anna ve Vronski arasındaki gayriresmi ilişkiyi okuyoruz kitapta. Ama sadece aşk yok bu aşka bakan insanların düşünceleri,
o zamanın sosyal olayları, sanat, din, savaş birçok bilgiyi bize sunuyor Tolstoy incelemeleri müthiş.
Anna ve eşi Aleksey'de olmayan bir aşkı, Anna ve Vronski'de deli divane bir aşkı görüyoruz. İhtiras, aşk, tutku kıskançlık fakat bu kadar duygu fazlalığıda iyi değil diyorsunuz okudukça.
Çünkü bu fazlalık karakterlerimizi yiyip bitiriyor. Deli divane aşıklar bedbaht bir hale bürünüyorlar. Aslında aşık olmadıklarını bile düşünmeye başlıyorsunuz sonunda.
Bunun yanında Levin ve Kiti aşkı var diğer tarafta; sadık samimi, sıcak. Özveriyi hissediyorsunuz ilişkilerinde. Sadece aşk değil saygıda var ve sanırım bir tek bu çift mutlu olabiliyor.
Başka bir bilgi olarak, Tolstoy, Levin karakterini kendi gibi anlatmış anladığıma göre onun düşüncelerini Levin'de görüyoruz. Toplumu sorgulaması, halkın tarafında olması , sosyete ile anlaşamaması,
kendi hayatında düzeltmeye çalıştığı köylerde eğitim için açtığı okullaf Levinde başka bir hareketle gözümüze çarpıyor tarımda ve köylüde ıslahat yapma isteğiyle. Ki öğrendiğim bir bilgiye göre Levin'in ölen kardeşide aslında
Tolstoy'un kaybettiği kardeşinden izler taşıyormuş. Birde şu hikaye var Tolstoy bu kitabı yazarken, günlerce odasına kapanmış. Günlerce yemek bile yemeyince hizmetçisi korkup yakınlarına haber vermiş. Odaya zorla girdiklerinde Tolstoy'un
cenin pozisyonunda yerde yatıp ağladığını görmüşler nedenini sorduklarında ise Tolstoy: "Anna Karenina öldü" diyebilmiş. evet kitabı okurken kitabın sonunda bunu bende söyledim defalarca Anna Karenina öldü öldü öldü.
Aslında Anna toplum